33

20. yıldönümünde 19 Aralık Katliamı!

TÜRKİYEHabere git

20. yıldönümünde 19 Aralık Katliamı!

Haber Tarihi :

2020-12-19 23:32:42

Haber Beğenisi

  • Bu haber için değerlendirmede bulunan ziyaretçilere göre ortalama puan şu şekilde

    • | Katılım : 0

19-22 Aralık 2000 günlerinde Türkiye tarihinin en büyük hapishaneler katliamı yaşandı.

Devletin aylar öncesinden maketler üzerinde çalıştı ve isminin “Hayata dönüş” olarak verdiği hapishaneler operasyonunda 19 Aralık 2000 tarihinde eşzamanlı yapılan operasyonlar sonucu 28 tutsak, iki de asker yaşamını yitirdi.

Katliama dönüşen operasyonun ardından Adli Tıp Kurumu’nun raporlarında da belgelendiği gibi 19-22 Aralık’ta tutsakların jandarma ve özel timler tarafından atılan kurşunlar ve bombalarla öldürüldüğü, kimilerinin diri diri yakıldığı belgelendi.

Bu belgelere rağmen yalan haberlerle tek tek bakanların yalan ve yanıltıcı açıklamalarıyla operasyonu meşrulaştırıp ve gerçeklerin üzeri örtülmeye çalışıldı. Sonuç olarak 28 tutsak ve iki de asker yaşamını yitirdi. Yüzlercesi yaralı bir şekilde işkence altında F Tipi hapishanelere sevk edildi.

Operasyonda sağ kurtulup da ölmeyen 399 tutsak hakkında, Üsküdar Cumhuriyet Başsavcılığı 2001/117 sayı ile bir iddianame hazırladı!

Devlet öldüremediği tutsaklar hakkında “devlet malına zarar vermek, isyan” vb. suçlamalarla cezalar istedi.

4 tutsak, jandarmanın kurşun ve bombalarıyla öldürüldüğü Devletin Adli Tıp kurumunun raporlarıyla belgelenmesine rağmen yalan haberlerle tutsakların silah kullandığı haberleri yapıldı!

Kıbrıs harekâtından sonraki en büyük askeri operasyonu olan bu katliamı durdurmak için bedenini tutuşturan Ahmet İbili isimli devrimci tutsak, yine jandarmanın açtığı ateş sonucu yaşamını yitirmişti.

Bayrampaşa Hapishanesi’nde 6 kadın diri diri yakılarak katledildi!

Cismi belli olmayan, atıldığında insan deresini soyan kimyasal bombalar kullanıldı operasyonlarda! Üzerinde “insan bulunan alana atılmaz” yazılı bombaların tutsakların üzerine nişan alınarak atıldığı tutsakların ve Adli Tıp Kurumu’nun raporlarıyla da kanıtlanmıştı.

Operasyon sırasında ölen Nurettin Kurt adlı askerin de, jandarmanın ve özel timlerin kullandığı “yüksek kinetik enerjili silah”lardan çıkan kurşunlarla öldüğü sabitlenmiş.
Operasyon 20 hapishane birden yapıldı. Kurtarma iddiasıyla yapılan ve insanları "yaşatmak amacıyla" düzenlenen operasyonun adı ise "Hayata dönüş" verildi!

Bu operasyonda 8 jandarma komando taburu, 37 bölük olmak üzere 8 bin 335 personel görevlendirildi.

Bunlardan 191'i subay, 432'si astsubay, 392'si uzman jandarma, 281'i uzman erbaş, 7 bin 80'i er ve erbaş idi!

Üste de belirdiğimiz gibi Kıbrıs harekâtından sonraki en büyük askeri hareket olarak nitelendirildi bu operasyon.

 Bütün hapishanelerde toplam 20 bini aşkın bomba kullanıldı. Bombaların sadece 5 bin 48'i Çanakkale Hapishanesi'nde kullanıldığı aktarıldı.

19-22 Aralık katliamına ilişkin davalar ile hukuk bölümünde bir şey söylememize gerek olmadığını vurgulayabiliriz!

Hayata dönüş adı verilen bu katliamın ardından açılan tüm davalar ise tek tek katillerin beraat etmesine, suçluların korunmasına ve asıl olarak katliamdan sağ kurtulanlar hakkında davalar açılarak hukuksuz devlet tarafından gösterildi. Katiller ise terfi edildiler, ödüllendirildi!

Sadece Bayrampaşa Hapishanesi’nde 6 kadının diri diri yakılmasıyla teşhir olmuş devlet göstermelik dava açtı. 1600 gardiyan ve jandarma hakkında da “görevi suiistimal ve tutuklu ve hükümlülere kötü muamele” nedeniyle Eyüp Adliyesi’nde dava açıldı. Davanın tamamen göstermelik olduğu, katliamın emrini verenler yer almıyordu dava açılanların içinde.

Operasyonu fiilen yürüten amirleri yer almıyordu. Yüzü kara maskeli özel timler yer almıyordu içlerinde...
Yüzlerce jandarma var, komutanları yok, yüzlerce gardiyan var müdürleri yok böylesi hukuksuzluğun yaşandığı göstermelik davalar ile yaşanan katliamın üzerine örttü devlet!

Yalanlar ve gerçekler raporlarla belgelendi.

Resmi makamların operasyonla ilgili dile getirdikleri açıklamaların ve basında çıkan birçok haberin de yalan ve sahte olduğu ortaya çıkmıştı. Dönemin Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk'ün "ayrıca askerin öldürdüğü tutukluların askerle çatışmaya girdiğini" demeci ve bazı ölümlerin tutuklular arasındaki çatışmadan çıktığını iddiası ortaya atmıştı.

Sami Türk’ün bu yalanı ise Adli Tıp’ın raporlarıyla belgendi.

Adli Tıp uzmanlarının raporlarına göre, Bayrampaşa Cezaevi'ne yapılan operasyon hakkında söylediği "Kalaşnikofla ateş ettiler" diyen bakan Türk'ün demeçlerinin yalandan ibaret olduğunu ortaya koymuştu.

Rapor'a göre, Koğuşlardan ateş edilmemiş, öldürücü dozun üzerinde gaz bombası kullanılmıştı. Bayrampaşa Kapalı Cezaevi'ndeki C-1 koğuşundaki devrimci kadın tutukluların (Yazgülü Güler Öztürk, Seyhan Doğan, Özlem Ercan, Şefinur Tezgel, Gülser Tuzcu ve Nilüfer Alcan) güvenlik görevlilerinin kullandığı göz yaşartıcı, gaz ve sinir bombalarının çıkardığı yangında öldükleri belirlendi.

Adli Tıp uzmanlarının raporunda, yanarak yaşamını yitiren kadınların giysi parçaları ve ciltlerinde yanıcı olan solvent maddelerinin bulunduğunun tespit edildiği vurgulandı.

Yine Adli tıp raporuna göre silahlı bir direniş olmamıştı.

Kömüre dönmüş koğuşlarda yapılan aramalarda silaha da rastlanmamıştı. Bilirkişi raporunda ayrıca tutsakların bulunduğu taraftan güvenlik görevlilerinin bulunduğu yöne doğru ateş açılmadığı, atışların dışarıdan içeriye doğru yapıldığı kaydedildi Raporda, 12 kişinin hayatını kaybettiği C-1 koğuşunda 6 kadın tutukludan 5'inin yanarak 1'inin ise gazdan zehirlenerek öldüğü yazıldı.

Dogan Presse Agence
www.doganpresse.org

Bu içeriğe ait anahtar kelime bunamadı...

Doğan Presse Ajansı

İlkeli ve objektif haberlerin merkezi.

Beni haberdar et

Popüler Kategoriler

Foto Galeri