33

Grup Yorum üyeleri Hastaneye Kaçırıldı

TÜRKİYEHabere git

Grup Yorum üyeleri Hastaneye Kaçırıldı

Haber Tarihi :

2020-03-11 09:32:17

Haber Beğenisi

  • Bu haber için değerlendirmede bulunan ziyaretçilere göre ortalama puan şu şekilde

    • | Katılım : 0

Ölüm orucu direnişiyle hakları talep eden İbrahim Gökçek ile Helin Bölek'in kaldığı direniş evine yönelik bu sabaha karşı yapılan baskın sonucu Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne kaçırıldıklarını öğrendik. Helin ve İbrahim'e yönelik zorla müdahale edilmesi durumunda ise sakat bırakılmaları veya ölüme gönderilmeleri anlamına gelmektedir. Kendi rızalığıyla yaptıkları ölüm orucuyla halklı taleplerini isteyen direnişçilere yönelik hiç bir hukuki ve ahlaki yanının olmadığı bilinmektedir.

 Aynı Malta anlaşmasında olduğu gibi; Malta Anlaşması zorla müdahale ilişkin ne diyor;


Dünya Tabipler Birliği Malta Bildirgesinde açlık grevi veya uzun vadeli ölüm orucuyla ilgili, “Zihinsel olarak ehliyetli ve kendi iradesiyle açlık grevine karar vermiş kimsenin belirli bir zaman için yiyecek ve/veya sıvı almayı reddetmesi” tanımında bulunmaktadır. “Süreli ve süresiz”  (Süresiz: yani Türkiye’de şuan yapılan ölüm oruçları ile ilgi) diye ikiye ayrılan açlık grevinde, hastanın bilinci açık olduğunda kendisine yönelik tıbbi müdahale konusunda da verdiği yazılı onama beyanının esas alınmasına hükmediyor. Malta Bildirgesinde direnişçiye zorla müdahale koşulları detaylandırılıyor ve şu görüşlere yer veriliyor:

“Açlık grevleri zorla tedavi edilmeye çalışılmamalıdır. Geçerli ve bilgilendirilmiş ret söz konusu olduğu halde zorla besleme yersizdir. Grevcinin açık veya örtülü izni ile suni beslenme ise etik bir kuraldır. Müdahale etmek hastanın kendi iradesine aykırı bir durumu ortaya çıkarabilir.
 
Zorla müdahale asla etik olarak kabul edilemez. Grevcileri eyleme son vermeye zorlamak için bazı grevcilerin zorla beslenmesi de kabul edilemez.
 
Madde 21: Kişinin yararına olduğu düşünülse bile; tehdit, zorlama, güç kullanımı veya fiziksel kısıtlamalarla beslenme insanlık dışı ve onur kırıcı bir tedavidir…

Dünya Tabipler Birliği Tokyo Bildirgesinde de, öncelikle direnişçinin ikna edilmesi üzerine odaklanılıyor. Tokyo Bildirgesinde zorla müdahaleye ilişkin kara ilişkin şöyle denilmektedir: “Bir hükümlü beslenmeyi reddettiğinde, eğer hekim, beslenmeyi gönüllü olarak reddetmenin yol açacağı sonuçlar üzerinde kişinin tam ve doğru bir yargıya varacak yetenekte olduğu kanısında ise, bu kişiyi damardan beslemeyecektir. Hükümlünün böyle bir yargıya varma yeteneği ile ilgili karar, en azından bir başka bağımsız hekimce onaylanmalıdır. Beslenmeyi reddetmenin yol açacağı sonuçların hekim tarafından hükümlüye anlatılması gerekir.”

 Biyoloji ve Tıbbın Uygulanması Bakımından İnsan Hakları ve İnsan Haysiyetinin Korunması Sözleşmesi olan uluslararası kurumun zorla müdahale ilişkin sözleşmenin 8. Maddesinde, şu ifadeleri yer verilmektedir: “Açlık grevi ve ölüm orucuna katılan kişilerin durumu acil olarak nitelenemez. Bu nedenle hekimin aydınlatılmış onam (yazılı irade beyanı) ve muvafakat alma konusundaki sorumluluğunu yerine getirmeksizin, acil durum veya hayati tehlike veya bilinç kaybı gerekçeleriyle müdahale etmeleri kusurlu bir davranış olacaktır”.

Ölüm sınırındaki ölüm orucu direnişçilerinin Armutla’ kaldıkları eve yönelik baskın, direnişçilerin eşkıyaca kaçırılması ve hastanede zorla müdahale ile direnişi bitirme düşüncesinden geçilmelidir.  Daha önceden de bu ülkede yüzlerce yaşayan ölüler yaratıldı zorla müdahale işkencisiyle! Yaşayan ölüler istemiyoruz. Herkesin zorla müdahale işkencesine karşı tepkisini dile getirip, kendi idareleriyle ölüm orucu direnişiyle taleplerinin kabul edilmesi için direnen İbrahim Gökçek ile Helin Bölek’i sahiplenmesi gerekiyor. Zaten Helin ve İbrahim’de ölmek için değil yaşamak, yaşatmak, özgürce türkülerini söyleyip devam eden baskıların son verilmesini istemektedir. Gazetecilerin tutuklandığı, susturulduğu, avukatların tutuklandığı, milletvekilerinin tutuklandığı, sanatçılar hakkında açılan soruşturmalar, gözaltı-tutuklama terörünün yaşadığı, öğrencilerin, demokratik kitle örgütlerinin susturulduğu bir ülkede direnmekten başka bir çarenin olmadığı bilinmektedir. Yaşanan bu baskılara, tutuklamalara, gözaltılara, soruşturmalara karşı Grup Yorum üyeleri direnmektedir! Bu direniş Türkiye ve dünya da zulme uğrayan tüm halkların direnişi değil midir?

Helin Bölek ve İbrahim Gökçek’i yalnız bırakmayalım.

Dogan Presse Agence
#MustafaKoçak
#GrupYorum
#zorlamüdahaleişkencedir

Bu içeriğe ait anahtar kelime bunamadı...

Doğan Presse Ajansı

İlkeli ve objektif haberlerin merkezi.

Beni haberdar et

Popüler Kategoriler

Foto Galeri