HABER DETAYI | Dogan Presse - doganpresse.org 



HHB: 'İsmail Akkol İşkence Görüyor'

Silivri F Tipi Hapishanesi’nde tutuklu bulunan İsmail Akkol’a yönelik hapishane yönetiminin işkence ve tecrit dayatmasına ilişkin Halkın Hukuk Bürosu (HHB) 11 Şubat günü yazılı açıklama yaptı. Yapılan açıklamada, “Silivri Hapishanesi, Sabancı ailesinin ve siyasi iktidarın talimatlarıyla müvekkilimizin kişiliğini, ideolojisini ezmeye çalışmaktadır ve sistematik olarak işkence yapmaktadır.” denildi.

Halkın Hukuk Bürosu, “Silivri Özel Tip Hapishanesi Sabancı Ailesinin Talimatlarına Uyarak İsmail Akkol’a İşkence Yapıyor” başlığı ile yaptığı açıklamada, “Silivri Hapishanesi idaresi müvekkilimiz İsmail Akkol tecrit ediliyor, işkenceye maruz kalıyor, kitapsız, görüşsüz ve insansız bırakılıyor.  Yaptığımız görüşmede müvekkilimizin gördüğü işkence sonucunda sağ elinde ciddi bir his kaybı oluştuğunu öğrendik.” dedi.

Hukuk bürosunun açıklamasının devamında şöyle denildi; “Müvekkilimiz İsmail Akkol’un anlatımları şöyledir:
“Silivri Kapalı Hapishanesi Müdürü benimle görüşmüyor, ısrarla görüşmek istememe rağmen günler, haftalar sonra görüşüyor.  Görüştüğünde de sürekli oyalıyor. Beni arkadaşlarımla aynı hücreye koyun, o olmadı aynı koridora götürün dedim ama bir senedir bu talebim hiçbir şekilde yerine getirilmiyor, sürekli oyalıyorlar. En son yine ısrarla müdürle görüşmek istedim ama görüştürmediler. Pek çok defa dilekçe verdim. Yine görüşemeyince "artık müdürle görüşmek için dilekçe yazmayacağım, ne yapacağımı görürsünüz" dedim. Böyle deyince 2 dk sonra müdürün yanına götürdüler. Müdüre kitap ve dergilerle ilgili sorunu söyledim ve gözümün önünde kütüphaneciye "İsmail’e verin kitaplarını" dedi. Hücremi değiştirin en azından aynı koridora koyun dediğimde de müdür "seni aynı hücreye koyamam diye cevap” verdi. "Ama bir iki gün içinde sondaj yapacağız, sevkler olacak. O zaman seni de aynı koridora alacağız" dedi. Yoldaşlarımıza yaptıkları sürgünleri sontaj olarak niteliyorlar“ Bu konuşmadan bir iki gün sonra sürgünler oldu, erkek arkadaşların büyük bir kısmını sürdüler. Ancak tabi yine bir değişiklik olmadı ve yine müdürle görüştürmediler.

Hiçbir şekilde hiçbir sorunuma çözüm ve muhatap bulamadığımı için ben de hücremin içinde yatak ve diğer malzemelerle bir ateş yaktım. Ama ateşi yaktıktan sonra havalandırmaya ya da hücrenin dışına çıkmadım. Özellikle havalandırma kapısını ve pencereleri kapattım. "Artık yanayım ne olursa olsun"  diye düşündüm.

Bilincim kapanmaya başladı, yere düştüm. Gardiyanlar geldiğinde de onları flu görmeye başlamıştım. Yarı baygın revire götürdüler. Doktor nabzıma baktı, genel kontrolleri yaptıktan sonra gardiyanlar doktorun yanında saldırmaya başladılar. Özel olarak yüzüme vurmayıp, kafamın arkasına vurdular. Silivri'nin başgardiyanlarından Mustafa ismindeki kel kafalı kişi de bu işkenceyi yönetti.”Hücresinden alırken niye ıslatmadınız, kafasının arkasına vurun” diyerek talimat verdi. Bu başgardiyan A Takımı’nın başıdır.  İşkence sonucunda kafamın arkasında şişlikler oluştu. Bu işkencenin ardından iç çamaşırım dışında soydular ve ters kelepçeleyip süngerli hücreye attılar. Ters kelepçeyi bileklerimi iyice sıkacak biçimde taktılar ve bileklerime kan oturdu. Süngerli hücreden sonra tekrar yanmış hücreye koydular. Tüm yiyeceklerimi ve kıyafetlerimi suyun içine attılar. Kitaplarımı ve evraklarımı yırtarak, suya atmışlar. Bütün kullandığım eşyaları ıslatmışlar. Bunun üzerinden yaptıkları bir tartışmada "sen böyle yaparsan bizde böyle yaparız, etkiye tepki" dediler.

Ben bu duruma daha fazla sessiz kalmayacağım”

Müvekkilimizin 5 saat süren ters kelepçeden kaynaklı elleri morarmış, bileklerinde kan oturmuştur. Sağ elde morluk ve his kaybı oluşmuştur. Şuan eşyasız, yataksız yanmış hücrede kalmaya zorlanmaktadır. Avukat görüş yerine getirilirken de slogan attığı gerekçesiyle zorla ağzı kapatılmış ve kolları kırılacak kadar arkadan bükülmüştür.

Müvekkilimiz İsmail Akkol Silivri Hapishanesine getirildiği günden bu yana özel olarak tecrit edilmektedir. AKP talimatlarıyla işkence yapan hapishane idaresi hiçbir yasa tanımıyor. Yasalarda tutuklunun tutulacağı koşullar bellidir.  Böyle olmasına rağmen İsmail Akkol, Ağırlaştırılmış Müebbet Hükümlülerinin tutulduğu koşullardan daha ağır bir şekilde havalandırmada da insan görmeyecek biçimde tutulmaktadır. Bu açıkça işkencedir, Silivri Hapishanesi müvekkilimize psikolojik olarak işkence yapmakta ve kişiliğini ezmeye çalışmaktadır.

Müvekkilimiz avukat görüşüne getirildiği sırada da slogan attığı gerekçesiyle zorla ağzı kapatılmakta ve kolları arkadan neredeyse kırılacak şekilde bükülmektedir. Hapishane idaresi slogan atmayı bu şekilde cezalandırıyor.  İnfaz kanunu bile slogan atmanın kendisini tamamen cezalandırmamaktadır. Kanunda “gereksiz slogan atmak” fiili idari olarak cezalandırılmaktadır. Bu oldukça geri ve insanlık dışı kanunun kendisi bile Silivri Hapishanesi yöneticilerinden daha ileridir. Silivri Hapishanesi, Sabancı ailesinin ve siyasi iktidarın talimatlarıyla müvekkilimizin kişiliğini, ideolojisini ezmeye çalışmaktadır ve sistematik olarak işkence yapmaktadır.

İnsanlık onuruna aykırı bir suç olan işkence yapılması talimatı veren, işkence uygulayan, yapılması talimatı veren tüm sorumlular suç işlemektedir. Bu işkencelerin hukuki ve siyasi zamanaşımı yoktur.  İşkence suçunu işleyen tüm sorumlular er ya da geç işkence suçunun hesabını verecektir. Bir memurun “ben ne yapayım bu iktidarın talimatı, bakanlığın talimatı, idarecilerin talimatı” diyerek bu sorumluluktan kurtulma şansları yoktur. İşkencenin meşrulaşmasına, kanıksanmasına asla izin vermeyeceğiz!”

Dogan Presse



En son ve en güncel bilgilerle...



En son ve en güncel bilgilerle...



En son gelismeler ve bilgiler...


En son gelismeler ve bilgiler...


En son ve en güncel bilgilerle...


Kalemin dili...

  • Gün İşçilerin Genel Konfederasyonu (CGT) ile Dayanışma Günüdür!
    Gün İşçilerin Genel Konfederasyonu (CGT) ile Dayanışma Günüdür!

    Fransa’da günlerdir Sosyalist geçinen ve sağcıların uygulamadığı kanunları yürürlüğe koymak için her tür olanağı kullanan François Hollande hükümeti emekçilerin geleceğini karartacak Çalışma Yasası konusunda kararlı.

     Hükümet geçmişte Fransa’da direnişle, verile
    yazının devamı...

    Yazar : Duzgun, Dogan

  • İbrahim Kaypakkaya’yı Ölümsüzlüğünün 43. Yılında Saygı İle Anıyorum
    İbrahim Kaypakkaya’yı Ölümsüzlüğünün 43. Yılında Saygı İle Anıyorum
    İbrahim Kaypakkaya’nın direnişini devrimciler devraldı ve bu geleneği büyüterek sürdürüyorlar.

    Engeller, zorluklarla dolu bir yolda, umudun türküsünü dağlarda büyütmek için silah elde yollara düştü Kaypakkaya. Mahirler Kızıldere’de katledilmişti. İhanet yanı başındaydı. Denizler’in
    yazının devamı...

    Yazar : Duzgun, Dogan

  • 2. Dünya Savaşı'nda Faşizmin Alt Edilişinin 71. Yıldönümü
    2. Dünya Savaşı'nda Faşizmin Alt Edilişinin 71. Yıldönümü
    9 Mayıs'ta, İkinci Dünya Savaşı'nda Hitler faşizmine karşı kazanılan zaferin 71'cu yıldönümüdür. 71 yıl önce Hitler faşizmine karşı savaşarak zaferi elde eden ve bu uğurdu yaşamını yitiren binlerce direnişçiyi saygı ile anıyorum.

    Aynı şekilde şuanda Türkiye ve Güney Doğu’da faşist zihniyet katliamlarına dev
    yazının devamı...

    Yazar : Düzgün, Doğan

  • Deniz, Yusuf ve Hüseyin Üç Fidan Ölümsüzdür
    Deniz, Yusuf ve Hüseyin Üç Fidan Ölümsüzdür

    Deniz, Yusuf, Hüseyin, Şafak, Bahtiyar, Elif, Çiğdem ile Berna gibi.. bağımsızlık isteyenlerin mücadelesi sürüyor.

    Anadolu toprakları bereketlidir. Bu bereket ise 6 Mayıs 1972’te toprağa düşen üç fidanın tohumudur. Bu tohumu ise sulayan Mahir Çayan ve yoldaşlarının kanıdır. Üç fidanımız gibi &ou
    yazının devamı...

    Yazar : Düzgün, Doğan

  • AKP’nin Yönetememe Krizi Yalanlarla Örtülemeyecek Kadar Alenidir
    AKP’nin Yönetememe Krizi Yalanlarla Örtülemeyecek Kadar Alenidir
    AKP iktidarı, onun bakanları, milletvekilleri, bürokratları yalan söyleme, herkesi aptal yerine koyma konusunda tüm dünyaya rezil olmuş durumda. Kimse inanmıyor. Yemin billâh etseler de kimse güvenmiyor.

    Yalanları halka verecek hiçbir şeyleri olmamasındandır,
    Yalanları suçlarını gizlemek i&cc
    yazının devamı...

    Yazar : Duzgun, Dogan

  • "Savcıların Üzerine Düşen Görevi Yerine Getirmesi Gerekir"
    Güney Doğa, Gazi, Armutlu, Okmeydanı… devletin güvenlik güçlerine kim bu öldürme hakkını vermektedir?

    “Bir terör örgütüne çağrı yapmak parlamento içindeki bir milletvekilinin görevi olamaz. Burada atılması gereken adım şudur: Zaten ben Güneydoğu’daki benim bölge halkımın K&uu
    yazının devamı...

    Yazar : Duzgun, Dogan

  • Neyin Barışı Ulan! Neyin?
    Neyin Barışı Ulan! Neyin?
    Acımasız, planlı-programlı, etnik kimlik ve dini argümanlar kullanılarak yürütülen, para babalarının, saltanat düşkünü koltuk budalalarının halkı kendi hegomonyası altında ezmeye, sesini-nefesini kesmeye çalıştığı bu madrabaz zaman diliminde kendini solcu, demokrat, barışsever, vatansever, bilmem ne sever diye tanımlayanlar haksızlık yazının devamı...

    Yazar : Metin, Yıldız

  • Ama Ekmek Satılmadı Eskisinden Ucuza
    Ama Ekmek Satılmadı Eskisinden Ucuza
    ".../Şimdi sarılıp soğuk tenine silahın, / o kutsal ateşin sıcaklığını hissetmeliyiz tüm benliğimizle/..." demişti halkın ve haklılığın kavgasının öncüleri.

    Sözün artık hiçbir acıyı betimleyemediği, bıçağın kemikten de öteye geçtiği bu zulüm günlerinde söyleyecek söz bulmaktan öte di
    yazının devamı...

    Yazar : Metin, Yıldız

  •  Günaydın AB!
    Günaydın AB!
    Avrupa Birliği (AB) Dış Politika Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, Kürt kentlerinde yaşanan çatışmalarla ilgili endişeleri Türk bakanlarla paylaştıklarını belirterek, "Ateşkes ilan edilip Kürt barış sürecine geri dönülmeli" dedi.

    Günlerdir yaşanan katliam, işkence, talan, yağmalama, infaz, yıkım ve göçe zo
    yazının devamı...

    Yazar : Duzgun, Dogan

  • Persona Non Grata
    Persona Non Grata

    "İki dizi yaptım, birisi 17 Aralık'ta ne yaşandığını anlatan bir diziydi. Onun savcısıyla konuştum, onunla ilgili soruşturma başlattılar, savcıyla konuştuğum için. Orada ifade vereceğim. Öbürü de 25 Aralık yolsuzluk operasyonuyla ilgili; polis fezlekelerini yayınlamıştım. Orada da hakaret ve gizliliği ihlalden dolayı dava açıldı. 9 yıla k yazının devamı...

    Yazar : Kızgın, Soydan

Editörün seçtiği video :

Küçükarmutlu'da Polis Saldırısına İlişkin Açıklama




Para Birimi Dolar : (USD) Alış3.8921 Satış3.8765 Para Birimi Euro (EUR) Alış 4.5911 Satış 4.5728

© 2015 doganpresse.org | Her hakkı saklıdır.