HABER DETAYI | Dogan Presse - doganpresse.org 



ilan fotolariilan fotolariilan fotolariilan fotolariilan fotolari

Halkın Hukuk Bürosu’ndan Baskınlara İlişkin Açıklama

İçişleri Bakanlığı, 39 kentte bulunan 370 derneğin faaliyetlerini üç ay süreyle 11 Kasım tarihinden itibaren durdurdu. 370 derneğinin arasında bulunan Çağdaş Hukukçular Derneği’nin de kapısı da 11 Kasım günü mühürlenmesinin ardından Halkın Hukuk Bürosu da Özel Harekât Polisleri tarafından basılarak hukukçular işkence ile gözaltına alındı.

İçişleri Bakanlığı’nın ardından 11 Kasım günü Çağdaş Hukukçular Derneği’nin kapatılmasının ardından Halkın Hukuk Bürosu da polis tarafından basıldı. Özel Harekât Polislerinin baskını esnasında büroda yaklaşık 60 kadar ÇHD’li avukat ve milletvekilleri de bulunuyordu. Savcının “İçeriye giremezsiniz” talimatına rağmen polislerin “Bize vali talimat verdi” diyerek ilk olarak Özel Hareket Polisleri içeriye girdi. Polislerin içeriye girmesiyle birlikte hukukçular sloganlarla baskına tepki gösterdi. Özel Harekâtçıların ardından içeriye giren Çevik Kuvvet ekipleri içeriye girerek işkence ile avukatları yerde sürükleyerek gözaltına aldı.

Hükümetin kendi çıkarları doğrultusunda OHAL’e dayandırılarak yapılan baskın, avukatların gözaltına alınarak, hukuk bürolarının talan edilmesine ilişkin Halkın Hukuk Bürosu tarafından yazılı açıklama yapıldı.

Halkın Hukuk Bürosu’nun açıklamasını yayınlıyoruz;

İŞTE AKP İŞTE FAŞİZM!

DEMOKRATİK KURUMLARIMIZIN KAPILARINA “YENİKAPI RUHU” İLE DAYANIYORLAR
KAPILARIMIZA DEMOKRASİ MÜHRÜ VURUYORLAR
VURDUKLARI MÜHÜR FAŞİZMİN NİŞANIDIR!

KAPILARIMIZA MÜHÜR VURABİLİRSİNİZ AMA BİZİ MÜCADELEMİZDEN VAZ GEÇİREMEZSİNİZ!

DİRENECEĞİZ! FAŞİZME BOYUN EĞMEYECEĞİZ!

AKP faşizmi, 15 Temmuz darbe girişimini fırsata çevirerek halka karşı başlattığı savaşını her geçen daha da büyütüyor.

15 Temmuz darbe girişiminden sonra “darbeyi bastırdık, şimdi demokrasiyi koruma zamanı” diyerek, “demokrasi şöleni” ilan ettiler. “Yenikapı Ruhu” diyerek birçok kişi, kurum ve çevrenin darbeye karşı duruşunu arkalarına aldılar. Sözünü ettikleri “demokrasi şöleninin ne olduğunu anlamak uzun sürmedi. Darbe dönemlerini aratmayan, hatta birçok bakımdan 12 Eylül darbe koşullarını geride bırakan bir yönetim anlayışını adım adım egemen kılıyorlar. Bugün yaşanan durumun en yalın ifadesi, 12 Eylül darbesiyle kurumsallaştırılan faşizmin bugün bütün maskelerini indirip açık yüzünü göstermiş olmasıdır.

15 Temmuzdan bugüne yaşananları kısaca ifade etmek gerekirse; darbeyi bastırmak için OHAL ilan ettiklerini söylediler. İlk işleri devrimci, demokrat kurumlara, tüm muhalif kesimlere saldırmak oldu. Peş peşe KHK’lar çıkardılar, parlamentarizmin kabesi olan meclisi de boşa çıkararak ülkeyi KHK’larla yönetmeye başladılar. Binlerce gözaltı, yüzlerce tutuklama yapıldı. KESK üyesi binlerce memur meslekten ihraç edildi, muhalif akademisyenler işten atıldı. Hapishaneler işkencehaneye çevrildi. Gazeteler, televizyonlar kapatıldı, gazeteciler, yazarlar gözaltına alındı, tutuklandı… Şimdi de derneklerimizi, bürolarımızı kapatıyor, kapılarına mühür vuruyorlar. İyi bakın bu tabloya! Bu tabloda demokrasiyi, özgürlükleri değil darbeyi, 12 Eylülü, faşizmi göreceksiniz!

Bugün, yani 11 Kasım günü içişleri bakanlığı tarafından 370 derneğin faaliyetlerinin valiliklerce durdurulduğu açıklandı. Bu açıklamadan kısa bir süre sonra birçok derneğin kapılarının mühürlenmeye başlandığı haberleri gelmeye başladı. Bu dernekler arasında Çağdaş Hukukçular Derneği ve Adalet Okulu Derneği de bulunuyordu.

Çağdaş Hukukçular Derneği Genel Merkezi ve Ankara Şubesinin kapısının mühürlenmesi sırasında dernek üyesi meslektaşlarımız bu durumu sloganlarla protesto ederken Adalet Okulu Derneği’nin ve Ankara Halkın Hukuk Bürosu’nun bulunduğu binaya gelen polisler halkın avukatlarının direnişiyle karşılaştılar. Saatlerce içeri girmeye çalışan polisler Halkın Hukuk Bürosu avukatlarının ve onlara desteğe gelen ÇHD üyesi avukatların direnişi karşısında geri adım atıp kısa süreliğine büro önünden çekilirken, bir süre sonra yeniden talimat alıp kapıyı kırarak girmeye çalıştılar. Bu kez de halkın avukatlarının barikatına çarpan polisler içeri girmek için uzun süre uğraştılar. Açıklamayı yazdığımız sıralarda polis hala içeri girmeye çalışırken meslektaşlarımız ise direnmeye devam ediyorlardı.

Bize bunun hukuki olduğuna söylüyorlar, “hukuk böyle, KHK var, hukukun gereğini yapıyoruz, direnmeyin” diyorlar. Hayır, direneceğiz! Sizin hukukunuzu tanımıyoruz! KHK’larınızı tanımıyoruz! Sizin pespaye hukukunuzla değil direnerek var olduk; direnerek, mücadele ederek, bedeller ödeyerek bugünlere geldik. Yine direneceğiz! Çünkü bugünden geriye bir yarına gidenler bir de yarınlar adına direnenler kalacak! Yani biz kalacağız! Siz ise KHK’larınızla, pespaye hukukunuzla tarihin çöplüğüne gideceksiniz!

PAŞALAR, BEYLER, SULTANLAR BİZDEN KORKMAKTA HAKLILAR
ONLAR OSMANLININ TORUNLARIYSA BİZLER;

“FERMAN PADİŞAHINSA DAĞLAR BİZİMDİR” DİYEN DADALOĞLU’NUN,
“BAĞLASALAR PARÇALARIM BENDİMİ, YATACAĞIM BİLSEM BİLE ZİNDANDA” DİYEN KOZANOĞLU’NUN, DARAĞACINDA KENDİ İPİNİ ÇEKEN SEYİT RIZA’NIN TORUNLARIYIZ

BİZ KAZANACAĞIZ! ÇÜNKÜ BİZ HALKIZ VE HAKLIYIZ!

HALKIN HUKUK BÜROSU”

Dogan Presse



En son ve en güncel bilgilerle...



En son ve en güncel bilgilerle...



En son gelismeler ve bilgiler...


En son gelismeler ve bilgiler...


En son ve en güncel bilgilerle...


Kalemin dili...

  • Gün İşçilerin Genel Konfederasyonu (CGT) ile Dayanışma Günüdür!
    Gün İşçilerin Genel Konfederasyonu (CGT) ile Dayanışma Günüdür!

    Fransa’da günlerdir Sosyalist geçinen ve sağcıların uygulamadığı kanunları yürürlüğe koymak için her tür olanağı kullanan François Hollande hükümeti emekçilerin geleceğini karartacak Çalışma Yasası konusunda kararlı.

     Hükümet geçmişte Fransa’da direnişle, verile
    yazının devamı...

    Yazar : Duzgun, Dogan

  • İbrahim Kaypakkaya’yı Ölümsüzlüğünün 43. Yılında Saygı İle Anıyorum
    İbrahim Kaypakkaya’yı Ölümsüzlüğünün 43. Yılında Saygı İle Anıyorum
    İbrahim Kaypakkaya’nın direnişini devrimciler devraldı ve bu geleneği büyüterek sürdürüyorlar.

    Engeller, zorluklarla dolu bir yolda, umudun türküsünü dağlarda büyütmek için silah elde yollara düştü Kaypakkaya. Mahirler Kızıldere’de katledilmişti. İhanet yanı başındaydı. Denizler’in
    yazının devamı...

    Yazar : Duzgun, Dogan

  • 2. Dünya Savaşı'nda Faşizmin Alt Edilişinin 71. Yıldönümü
    2. Dünya Savaşı'nda Faşizmin Alt Edilişinin 71. Yıldönümü
    9 Mayıs'ta, İkinci Dünya Savaşı'nda Hitler faşizmine karşı kazanılan zaferin 71'cu yıldönümüdür. 71 yıl önce Hitler faşizmine karşı savaşarak zaferi elde eden ve bu uğurdu yaşamını yitiren binlerce direnişçiyi saygı ile anıyorum.

    Aynı şekilde şuanda Türkiye ve Güney Doğu’da faşist zihniyet katliamlarına dev
    yazının devamı...

    Yazar : Düzgün, Doğan

  • Deniz, Yusuf ve Hüseyin Üç Fidan Ölümsüzdür
    Deniz, Yusuf ve Hüseyin Üç Fidan Ölümsüzdür

    Deniz, Yusuf, Hüseyin, Şafak, Bahtiyar, Elif, Çiğdem ile Berna gibi.. bağımsızlık isteyenlerin mücadelesi sürüyor.

    Anadolu toprakları bereketlidir. Bu bereket ise 6 Mayıs 1972’te toprağa düşen üç fidanın tohumudur. Bu tohumu ise sulayan Mahir Çayan ve yoldaşlarının kanıdır. Üç fidanımız gibi &ou
    yazının devamı...

    Yazar : Düzgün, Doğan

  • AKP’nin Yönetememe Krizi Yalanlarla Örtülemeyecek Kadar Alenidir
    AKP’nin Yönetememe Krizi Yalanlarla Örtülemeyecek Kadar Alenidir
    AKP iktidarı, onun bakanları, milletvekilleri, bürokratları yalan söyleme, herkesi aptal yerine koyma konusunda tüm dünyaya rezil olmuş durumda. Kimse inanmıyor. Yemin billâh etseler de kimse güvenmiyor.

    Yalanları halka verecek hiçbir şeyleri olmamasındandır,
    Yalanları suçlarını gizlemek i&cc
    yazının devamı...

    Yazar : Duzgun, Dogan

  • "Savcıların Üzerine Düşen Görevi Yerine Getirmesi Gerekir"
    Güney Doğa, Gazi, Armutlu, Okmeydanı… devletin güvenlik güçlerine kim bu öldürme hakkını vermektedir?

    “Bir terör örgütüne çağrı yapmak parlamento içindeki bir milletvekilinin görevi olamaz. Burada atılması gereken adım şudur: Zaten ben Güneydoğu’daki benim bölge halkımın K&uu
    yazının devamı...

    Yazar : Duzgun, Dogan

  • Neyin Barışı Ulan! Neyin?
    Neyin Barışı Ulan! Neyin?
    Acımasız, planlı-programlı, etnik kimlik ve dini argümanlar kullanılarak yürütülen, para babalarının, saltanat düşkünü koltuk budalalarının halkı kendi hegomonyası altında ezmeye, sesini-nefesini kesmeye çalıştığı bu madrabaz zaman diliminde kendini solcu, demokrat, barışsever, vatansever, bilmem ne sever diye tanımlayanlar haksızlık yazının devamı...

    Yazar : Metin, Yıldız

  • Ama Ekmek Satılmadı Eskisinden Ucuza
    Ama Ekmek Satılmadı Eskisinden Ucuza
    ".../Şimdi sarılıp soğuk tenine silahın, / o kutsal ateşin sıcaklığını hissetmeliyiz tüm benliğimizle/..." demişti halkın ve haklılığın kavgasının öncüleri.

    Sözün artık hiçbir acıyı betimleyemediği, bıçağın kemikten de öteye geçtiği bu zulüm günlerinde söyleyecek söz bulmaktan öte di
    yazının devamı...

    Yazar : Metin, Yıldız

  •  Günaydın AB!
    Günaydın AB!
    Avrupa Birliği (AB) Dış Politika Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, Kürt kentlerinde yaşanan çatışmalarla ilgili endişeleri Türk bakanlarla paylaştıklarını belirterek, "Ateşkes ilan edilip Kürt barış sürecine geri dönülmeli" dedi.

    Günlerdir yaşanan katliam, işkence, talan, yağmalama, infaz, yıkım ve göçe zo
    yazının devamı...

    Yazar : Duzgun, Dogan

  • Persona Non Grata
    Persona Non Grata

    "İki dizi yaptım, birisi 17 Aralık'ta ne yaşandığını anlatan bir diziydi. Onun savcısıyla konuştum, onunla ilgili soruşturma başlattılar, savcıyla konuştuğum için. Orada ifade vereceğim. Öbürü de 25 Aralık yolsuzluk operasyonuyla ilgili; polis fezlekelerini yayınlamıştım. Orada da hakaret ve gizliliği ihlalden dolayı dava açıldı. 9 yıla k yazının devamı...

    Yazar : Kızgın, Soydan

Editörün seçtiği video :

Küçükarmutlu'da Polis Saldırısına İlişkin Açıklama




Para Birimi Dolar : (USD) Alış3.7999 Satış3.7847 Para Birimi Euro (EUR) Alış 4.6522 Satış 4.6337

© 2015 doganpresse.org | Her hakkı saklıdır.