HABER DETAYI | Dogan Presse - doganpresse.org 



ilan fotolariilan fotolariilan fotolari

CHP'liler Cumhuriyet Önünde Dayanışma Açıklamasında Bulundu

Bu sabah saatlerinde Cumhuriyet Gazetesi’ne yönelik operasyona tepkilerini dile getiren CHP’li vekiller gazetenin önünde yaptığı açıklama ile “Bu gazeteyi kapattırmayız” diyerek dayanışmada bulundular.

Cumhuriyet Gazetesi’ne yönelik operasyon tepki göstermek ve gazeteyi sahiplenmek amacıyla CHP milletvekilleri Erdoğan Toprak, Mahmut Tanal, Sezgin Tanrıkulu, Dr. Ali Şeker, Barış Yarkadaş, Süleyman Çelebi, Selina Doğan, CHP İstanbul İl Başkanı Cemal Canpolat ziyarette bulundu. Burada açıklamalarda bulunan vekiller her türlü destekte bulunmak için hazır olduklarını ve gazeteyi kapattırmayacaklarını vurguladılar.

CHP İstanbul İl Başkanı Cemal Canpolat burada yaptığı konuşmada şunları söyledi, "Cumhuriyet Gazetesi her dönemde her türlü gericiliğin hedefi haline gelen bir gazete. Ama bütün baskılara karşın şimdiye kadar gazete devam etti, bundan sonra da devam edecek, biz her türlü desteği vereceğiz. Bu gazeteyi kapattırmayız"

CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, “Cumhuriyet Gazetesi'nin misyonu ve görevi kurulduğu günden bugüne kadar demokrasi, hukuk devleti, özgürlükleri savunmak oldu. Darbelere karşı çıktı. Laik, demokratik hukuk devletini savundu.
 
Şeriata karşı baş kaldırdı ve bu çizgisinden dolayı bugüne kadar Cumhuriyet Gazetesi'nin çok şehidi var. Muammer Aksoy, Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı, Bahriye Üçok var. Cumhuriyet Gazetesi bugüne kadar şeriat özlemi içinde olan güçler tarafından hep hedefteydi. Bugüne kadar hedeften inmedi. Cumhuriyet Gazetesi'ne çıkmak demokrasiye, hukuk devletine, temel hak ve özgürlüklere sahip çıkmaktır. Aslında siyasi iktidarın bir gizli gündemi var.
 
15 Temmuz'da gerçekleşen darbe girişiminin ardına saklanarak darbe girişimini perdeleyerek kendisine muhalif olan laik, demokratik hukuk devletini isteyen gazetecileri, düşünürleri, yazarları, muhalifleri korkutma, sindirme operasyonudur. Gün birlik ve dayanışma günüdür. Faşizme karşı omuz omuza vermenin günüdür. Herkesi Cumhuriyet Gazetesi'nin önüne dayanışmaya davet ediyorum.”
 
CHP İstanbul Milletvekili Selina Doğan ise yaşanan hukuksuzluğa ilişkin şunları söyledi;
 
“Darbe girişiminden beri CHP olarak hukukun üstünlüğünü her durumda savunmaya devam ediyoruz. Hukukun üstünlüğü demek hangi kesim hangi tür hukuk ihlali yaşıyorsa onun yanında olmak demektir. Biz bugün burada hukukun üstünlüğünü savunmak için bulunuyoruz.
 
Çünkü OHAL tamamen darbe girişimini adeta tamamlamak üzere kötüye kullanılıyor. KHK'lerle tüm yetki kötüye kullanılıyor. Buraya düzenlenen operasyon da bunun bir parçası. Cumhunriyet Gazetesi'ni herhangi bir terör örgütü ile ilintilendirmek aslında bu ülkenin yüzde 50’sini sindirme çabasının artık kırılma noktasıdır. Gün dayanışma günüdür.
 
Hepimizin burada toplanıp hukuka sahip çıkmamız gerekiyor. Yazarlarımızın, vakıf yöneticilerimizin hiçbir şekilde kötü muameleye uğramaması için, hukukun üstünlüğünün onlar için de uygulanması için sonuna kadar olayın takipçisi olacağız. Cumhuriyet Gazetesi Cumhuriyetin savunucusu olan en temel kurumdur. Yayınlandığı günden bu yana darbelerle mücadele etmiştir. Bu şekilde ilintilendirilmesi artık bu ülkede hiçbir muhalif sese tahammül olmadığının göstergesidir. Bülent Tezcan’a yapılan saldırı da bu bütünün bir parçasıdır.”

Cumhuriyet gazetesini kapattırmayacaklarını vurgulayan CHP İstanbul İl Başkanı Cemal Canpolat şunları söyledi; “Cumhuriyet Gazetesi, Cumhuriyetle eşdeğer, emanet bir gazetedir. Nadir Nadi’den günümüze gelen, her dönem darbelere karşı mücadele vermiş, gericiliğe karşı mücadele vermiş bir simgedir. Sonuna kadar mücadalesini vereceğiz. Keyfi davranışlara da müsade etmeyeceğiz. CHP olarak Genel Başkanımızla sabah görüştük, her türlü desteği vereceğiz. Destekle de yetinmeyeceğiz, kapanmaması için ne gerekiyorsa yapacağız, bu keyfi bir yaklaşımdır. Hukukla ilgisi olan bir yaklaşım değildir. Daha önce İlhan Selçuk’u Ergenekon diye içeri attılar, bütün hedef yine Cumhuriyet idi, Cumhuriyet Gazetesiydi, laiklik değerleriydi. Her dönemde her türlü gericiliğin hedefi haline gelen bir gazete. Ama bütün baskılara karşın şimdiye kadar gazete devam etti, bundan sonra da devam edecek, biz her türlü desteği vereceğiz. Bu gazeteyi kapattırmayız.”
 
Baskılar karşısında dik durulması gerektiğini vurgluyan CHP Genel Başkan Yardımcısı Erdoğan Toprak, “Türkiye’de bir diktatörya darbesi var ve toplumu bilgilendirecek, aydınlatacak herkesi toplarlayarak Türkiye’de önlerindeki tüm engelleri kaldırmaya çalışıyorlar. Toplumu aydınlatan Cumhuriyet gibi demokrat cepheyi yok etmeye çalışıyorlar. Eğer bir karikatürcüye kadar bu iş gelmişse Türkiye’nin nin vay haline. Bu kabul edilebilir bir şey değil. Bunun karşısında dimdik durmak lazım.”

Operasyonlara ve darbe girişimi söyleminin arkasına sığınan hükümeti eleştiren CHP Milletvekili Enis Berberoğlu ise şunları söyledi; “Cumhuriyet Gazetesi tarihi boyunca muhalif durduğu için her darbeyle ve darbeciyle başı belaya girdi. 12 Mart’ta ve 12 Eylül’de kapatıldı. Ama böyle gözaltı gazete basmak evleri aramak 15 Temmuz darbecilerine kısmetmiş. Bugün utanmazca ve yüzsüzce bir darbeyi engelledik diyorlar. Darbecilerin yapmadığı eziyeti veya yapamayacağı eziyeti Cumhuriyet Gazetesi’ne reva görüyorlar. Bunların Cumhuriyet’le derdi var. İsminde Cumhuriyet olan her kuruma karşı saldırıyorlar ve o kadar ahlaksızca saldırıyorlar ki. Bu gazetenin terör şehidi var. Bu gazete bütün darbelerde mağdur olmuş bir gazete. Bu gazeteye darbeci, terörist demek akla ziyandır, AKP zekasıyla bile bağdaşmaz.”
 
Hükümetin kendi darbesiyle karşı karşıya olduklarını vurgulayan CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ise şunları söyledi; “15 Temmuz darbe girişimini bütün Türkiye, siyasi partilerin tümü boşa çıkardı. Şimdi de AKP’nin darbesi ile karşı karşıyayız. 15 Temmuz’dan sonra her gün medyaya, akademi dünyasına, bütün özgürlük alanlarına yaygın ve sistematik baskı var. OHAL’in ilan edilmesiyle beraber devam etti, şimdi de en son önceki gün gazeteler kapatıldı, bugün de Cumhuriyet’e yapılanlar... Cumhuriyet yalnızca Cumhuriyet Gazetesi değil, Cumhuriyet’in sembollerinden bir tanesidir. Tam da Cumhuriyet Bayramı’nın arifesinde bunu yapmış olmaları çok manidardır. Cumhuriyet Gazetesi’nde amaç kayyuma teslim etmektir, çünkü yayın politikasını kendilerinin belirlemediği herhangi bir yayın kuruluşunu istemiyorlar. Yayın kurulu atayacaklar ve kendi istedikleri bir şekilde yayın yapmasını sağlayacaklar. Biz de buna izin vermemek için elimizden ne geliyorsa yapacağız.”

Cumhuriyet gazetesine yönelik baskıları kınayan CHP Mersin Milletvekili Serdal Kuyucuoğlu şöyle dedi; “Cumhuriyet'e yapılan operasyona ilişkin açıklama yapan CHP Mersin Milletvekili Serdal Kuyucuoğlu'nun açıklaması şöyle:

İktidar partisi giderek artırdığı faşist ve baskıcı uygulamalarına, bu gün Cumhuriyet gazetesine baskın yaparak ve yazarlarını gözaltına alarak bir yenisini daha eklemiştir. FETÖ’ye destek verme adı altında yapılan bu baskınlarla, yıllarca ömrünü bu gibi örgütlenmelere karşı çıkarak geçirmiş, bu örgütlerden zarar görmüş kişi ve kurumlar bir bir işten atılmakta, kapatılmakta ya da tutuklanmaktadır. Bu yapılanların FETÖ mücadelesiyle hiçbir ilişkisi olmadığı gibi, iktidarın asıl kirli zihniyetini de ortaya çıkarmaktadır. Muhalif olan, iktidarı eleştiren bütün kesimleri kendine düşman görmekte ve intikamcı bir zihniyetle ülkemizin geleceğini ateşe atmaktadır. Hiçbir dikta yönetimi bu yöntemlerle ayakta kalamamış, er ya da geç bunun bedellerini ödemiştir. Yapılan uygulamalar maalesef ülkemizde çatışmaya zemin oluşturur bir hale gelmiştir. Umuyoruz ki iktidar mensupları bu kötü gidişi görür ve çok geç olmadan bu uygulamalara son verirler.

Cumhuriyete yapılan bu faşist baskıyı kınıyor, tüm göz altıların bir an önce serbest bırakılması ve basınımız özgürce, halka gerçekleri anlatabilecekleri ortama kavuşmalarını diliyorum.”
 
 
CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş ise Cumhuriyet’i susturarak kendilerinin seslerini duyurmaya çalışan hükümete tepkisini şu sözlerle dile getirdi; “Cumhuriyet Gazetesini kapatmaya ve Cumhuriyet Gazetesini susturmaya çalışıyor. Çünkü biliyor ki Cumhuriyet Gazetesi susturulursa Türkiye’deki çağdaşlık, laiklik, bilimsellik ve modern yaşam tarzının sözcüsü olan gazete susar ve böylece, toplumun büyük bir çoğunluğunun kendisini ifade edebileceği bir alan kalmaz. Eğer Cumhuriyet kapatılırsa AKP tek sesli ve tek kanallı Türkiye hedefine bir adım daha yaklaşır. Cumhuriyet Gazetesi uzun bir süredir yandaş medya tarafından zaten hedef gösteriliyordu. Cumhuriyet Gazetesinin terör örgütü PKK ve terör örgütü FETÖ ilişkili olduğu yönünde kamuoyunda bir algı yaratılmaya çalışılıyordu. Bu algı operasyonunun ardından operasyon başlatıldı. Cumhuriyet Gazetesi’nin adı üzerindedir Cumhuriyetin değerlerini temsil eder ve Cumhuriyet’in sesidir. AKP o yüzden bilinçli bir şekilde Cumhuriyete yöneliyor. Bir gazetenin kapatılması ve bir gazetenin susturulması sadece bir polisiye operasyon değildir. Bir gazetenin susturulmak istenmesi, toplumun bilgi edinme hakkının gasp edilmesidir. Eğer toplum doğru bilgileri alamazsa kendisine dayatılan gündemi kabul eder, kendisine dayatılan sözde gerçekleri, gerçekmiş sanar. Cumhuriyet Gazetesini susturmak toplumun farklı sesleri duymasını engellemek istiyorlar”
 
Cumhuriyet gazetesine uygulanan baskı ve operasyonlara tepki gösteren HDP Milletvekili Garo Paylan ise şuan gazeteye yaşatılanın asıl bir darbe olduğunu vurgulayarak şunları söyledi; “Nefes alma kanallarımız kesiliyor, basın kuruluşlarımızı ele geçirmeye çalışıyor, son nefes alma yerlerimizden birisi de Cumhuriyet. Buraya dönükte bir saldırı da söz konusu. Aydın Engin 12 Eylül’de de darbeciler tarafından gözaltına alınmıştı. 12 Eylül’de gözaltına alınanlar bugün yine gözaltına alınıyorlar.”
 
Cumhuriyet gazetesine bir destekte Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Yetvart Danzikyan’dan geldi. Yetvart Danzikyan şunları söyledi; “Televizyonları kapatıyorlar, rektörlük seçimlerini iptal ediyorlar, gazetelere operasyon yürütüyorlar, bu artık belli ki bir darbe atmosferi içinde yaşıyoruz, yaşamaya da devam edeceğiz.
 
‘Darbe atlatıldı’ sözleri, açıklamaları da geçersizdir. Darbe atlatılmamış demek ki... Zaten biz 16 Temmuz sabahı gidişatın böyle olacağından şüphe ediyorduk, darbe atlatılmış gibi gözükmekle beraber, darbenin bir de öncesi vardı. AKP’nin otoriter eğilimleri, yönelimleri vardı, açık şekilde ortaya çıkıyordu. HDP’lilerin dokunulmazlığını kaldırması da burada bir aşamaydı. Belli ki AKP iktidarı Ortadoğu’daki emellerine ulaşmaya çalışırken Türkiye’yi de bir baskı rejimi altında tutarak buraya ulaşacağını düşünüyor. Zor bir dönemdeyiz. Bütün demokratisi tarafında olanlar, bütün özgürlüklerin yanında olanların artık yayın yapmasının, sesini duyurmasının önünde çok büyük engeller çıkarılacağı belli oluyor. Muhalif basın çok açık susturuluyor. Binlerce gazeteci, öğretmen, devlet memuru işsiz. Gerçekten 12 Eylülle benzer koşullarda yaşadığımızı söylemek gayet mümkün.”

Dogan Presse



En son ve en güncel bilgilerle...



En son ve en güncel bilgilerle...



En son gelismeler ve bilgiler...


En son gelismeler ve bilgiler...


En son ve en güncel bilgilerle...


Kalemin dili...

  • Gün İşçilerin Genel Konfederasyonu (CGT) ile Dayanışma Günüdür!
    Gün İşçilerin Genel Konfederasyonu (CGT) ile Dayanışma Günüdür!

    Fransa’da günlerdir Sosyalist geçinen ve sağcıların uygulamadığı kanunları yürürlüğe koymak için her tür olanağı kullanan François Hollande hükümeti emekçilerin geleceğini karartacak Çalışma Yasası konusunda kararlı.

     Hükümet geçmişte Fransa’da direnişle, verile
    yazının devamı...

    Yazar : Duzgun, Dogan

  • İbrahim Kaypakkaya’yı Ölümsüzlüğünün 43. Yılında Saygı İle Anıyorum
    İbrahim Kaypakkaya’yı Ölümsüzlüğünün 43. Yılında Saygı İle Anıyorum
    İbrahim Kaypakkaya’nın direnişini devrimciler devraldı ve bu geleneği büyüterek sürdürüyorlar.

    Engeller, zorluklarla dolu bir yolda, umudun türküsünü dağlarda büyütmek için silah elde yollara düştü Kaypakkaya. Mahirler Kızıldere’de katledilmişti. İhanet yanı başındaydı. Denizler’in
    yazının devamı...

    Yazar : Duzgun, Dogan

  • 2. Dünya Savaşı'nda Faşizmin Alt Edilişinin 71. Yıldönümü
    2. Dünya Savaşı'nda Faşizmin Alt Edilişinin 71. Yıldönümü
    9 Mayıs'ta, İkinci Dünya Savaşı'nda Hitler faşizmine karşı kazanılan zaferin 71'cu yıldönümüdür. 71 yıl önce Hitler faşizmine karşı savaşarak zaferi elde eden ve bu uğurdu yaşamını yitiren binlerce direnişçiyi saygı ile anıyorum.

    Aynı şekilde şuanda Türkiye ve Güney Doğu’da faşist zihniyet katliamlarına dev
    yazının devamı...

    Yazar : Düzgün, Doğan

  • Deniz, Yusuf ve Hüseyin Üç Fidan Ölümsüzdür
    Deniz, Yusuf ve Hüseyin Üç Fidan Ölümsüzdür

    Deniz, Yusuf, Hüseyin, Şafak, Bahtiyar, Elif, Çiğdem ile Berna gibi.. bağımsızlık isteyenlerin mücadelesi sürüyor.

    Anadolu toprakları bereketlidir. Bu bereket ise 6 Mayıs 1972’te toprağa düşen üç fidanın tohumudur. Bu tohumu ise sulayan Mahir Çayan ve yoldaşlarının kanıdır. Üç fidanımız gibi &ou
    yazının devamı...

    Yazar : Düzgün, Doğan

  • AKP’nin Yönetememe Krizi Yalanlarla Örtülemeyecek Kadar Alenidir
    AKP’nin Yönetememe Krizi Yalanlarla Örtülemeyecek Kadar Alenidir
    AKP iktidarı, onun bakanları, milletvekilleri, bürokratları yalan söyleme, herkesi aptal yerine koyma konusunda tüm dünyaya rezil olmuş durumda. Kimse inanmıyor. Yemin billâh etseler de kimse güvenmiyor.

    Yalanları halka verecek hiçbir şeyleri olmamasındandır,
    Yalanları suçlarını gizlemek i&cc
    yazının devamı...

    Yazar : Duzgun, Dogan

  • "Savcıların Üzerine Düşen Görevi Yerine Getirmesi Gerekir"
    Güney Doğa, Gazi, Armutlu, Okmeydanı… devletin güvenlik güçlerine kim bu öldürme hakkını vermektedir?

    “Bir terör örgütüne çağrı yapmak parlamento içindeki bir milletvekilinin görevi olamaz. Burada atılması gereken adım şudur: Zaten ben Güneydoğu’daki benim bölge halkımın K&uu
    yazının devamı...

    Yazar : Duzgun, Dogan

  • Neyin Barışı Ulan! Neyin?
    Neyin Barışı Ulan! Neyin?
    Acımasız, planlı-programlı, etnik kimlik ve dini argümanlar kullanılarak yürütülen, para babalarının, saltanat düşkünü koltuk budalalarının halkı kendi hegomonyası altında ezmeye, sesini-nefesini kesmeye çalıştığı bu madrabaz zaman diliminde kendini solcu, demokrat, barışsever, vatansever, bilmem ne sever diye tanımlayanlar haksızlık yazının devamı...

    Yazar : Metin, Yıldız

  • Ama Ekmek Satılmadı Eskisinden Ucuza
    Ama Ekmek Satılmadı Eskisinden Ucuza
    ".../Şimdi sarılıp soğuk tenine silahın, / o kutsal ateşin sıcaklığını hissetmeliyiz tüm benliğimizle/..." demişti halkın ve haklılığın kavgasının öncüleri.

    Sözün artık hiçbir acıyı betimleyemediği, bıçağın kemikten de öteye geçtiği bu zulüm günlerinde söyleyecek söz bulmaktan öte di
    yazının devamı...

    Yazar : Metin, Yıldız

  •  Günaydın AB!
    Günaydın AB!
    Avrupa Birliği (AB) Dış Politika Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, Kürt kentlerinde yaşanan çatışmalarla ilgili endişeleri Türk bakanlarla paylaştıklarını belirterek, "Ateşkes ilan edilip Kürt barış sürecine geri dönülmeli" dedi.

    Günlerdir yaşanan katliam, işkence, talan, yağmalama, infaz, yıkım ve göçe zo
    yazının devamı...

    Yazar : Duzgun, Dogan

  • Persona Non Grata
    Persona Non Grata

    "İki dizi yaptım, birisi 17 Aralık'ta ne yaşandığını anlatan bir diziydi. Onun savcısıyla konuştum, onunla ilgili soruşturma başlattılar, savcıyla konuştuğum için. Orada ifade vereceğim. Öbürü de 25 Aralık yolsuzluk operasyonuyla ilgili; polis fezlekelerini yayınlamıştım. Orada da hakaret ve gizliliği ihlalden dolayı dava açıldı. 9 yıla k yazının devamı...

    Yazar : Kızgın, Soydan

Editörün seçtiği video :

Küçükarmutlu'da Polis Saldırısına İlişkin Açıklama




Para Birimi Dolar : (USD) Alış3.7999 Satış3.7847 Para Birimi Euro (EUR) Alış 4.6522 Satış 4.6337

© 2015 doganpresse.org | Her hakkı saklıdır.