HABER DETAYI | Dogan Presse - doganpresse.org 



ilan fotolari

HHB’den Caferi Sadık Eroğlu’nun Gözaltına Alınması İlişkin Açıklama

Halkın Hukuk Bürosu (HHB) 1 Ekim tarihinde yaptığı yazılı açıklama ile müvekilleri Caferi Sadık Eroğlu’nun Gazi Mahallesi’nde bir otobüsten indirilerek gözaltına alınmasına ve burjuva basının yaptığı yalan haberlere dikkat çekti.

Burjuva basında “DHKP-C’nin 1 numarası Sadık Eroğlu yakalandı” haberleri peş peşe yazılan senaryolarla yayınlandı. Polisin üst düzey bir DPKP-C’li yakaladığı haberlerinin ardından yaşanan gözaltına ilişkin Halkın Hukuk Bürosu yazılı açıklama yaptı. HHB yaptığı açıklama ile yaşanan gözaltı ve yayınlanan yalan haberlere açıklık getirdi. Halkın Hukuk Bürosu’nun konuya ilişkin yaptığı açıklamayı yayınlıyoruz:

MÜVEKKİLİMİZ SADIK EROĞLU VE DEVRİMCİLER HAKKINDA YALAN HABERLER YAPMAKTAN VAZGEÇİN!

SAHİBİNİN SESİ, POLİS TETİKÇİSİ BURJUVA MEDYA KALEMŞÖRLERİ SUÇ İŞLİYORSUNUZ!

YARIN ÖBÜR GÜN KANDIRILDIK, PİŞMANIZ DEMEYİN!

BİRAZCIK TARİH BİLİNCİNİZ, BASIN AHLAKINIZ OLSUN.

“…Kimi “akıl” yoluyla kendi ruhunu iğdiş ediyor

Bunlar kölelikten kulluğa terfi edenlerdir ve kölecilikteki zor olgusu bunların köle ruhlarında gönüllülüğe dönüşmüştür.

Ki onlar dolar tanrısının sevgili kullarıdır artık

Her yerde karşınıza çıkarlar ve “kurtuluş yok” diye haykırırlar daima

Ve sahibin sesidirler… “

Müvekkilimiz Sadık EROĞLU, 28.09.2016 tarihinde, bindiği otobüs, polisler tarafından durdurularak gözaltına alınmış, yere yatırılıp arkadan kelepçe takılmak suretiyle işkence edilerek Vatan Emniyet Müdürlüğü Siyasi Şubeye götürülmüştür.

Müvekkilimizin gözaltına alındığını öğrendikten sonra, sağlık kontrolü vb. için gerekli süreyi geçirdikten sonra İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne gittik.  Ancak müvekkil hakkında herhangi bir kısıtlama kararı olmamasına, hatta savcı talimatına rağmen eski tarihli ve müvekkille ilgisiz üç satırlık yazı gösterilerek müvekkille görüşmemiz engellenmiştir.

Buna karşılık, dosyada gizlilik kararı ve avukatlarla beş gün süre ile görüştürmeme kararı olmasına rağmen, polis kaynaklı haberler yapılmaya ve müvekkilimiz Sadık Eroğlu asılsız ithamlarla suçlanmaya başlandı bile.

Sabah gazetesinde, gazetecilik kisvesi altında tetikçilik yapan Zafer Halatçı’nın “DHKP-C’nin 1 numarası Sadık Eroğlu yakalandı” başlıklı sözde haberinde müvekkil ve gözaltına alınması ile ilgili söylenen her söz baştan aşağı yalandır.

Haber şu şekildedir;

DHKP-C’nin 1 numarası Sadık Eroğlu yakalandı

Terör Polisi, terör örgütü DHKP-C’ye yönelik nefes kesen bir operasyona imza attı. Örgütün üst yönetiminde yer alan ve Türkiye’deki 3 sorumlusundan biri olan Caferi Sadık Eroğlu hücre evinde toplantı yaptığı sırada yakalandı. Kamu görevlilerine yönelik suikast girişimi ve Alevi-Sünni ekseninde bir iç karışıklık hedefleyen terör örgütü DHKP-C’nin eylem talimatlarını örgütün yurtdışındaki yönetici kadrosundan ve uluslararası üst akıldan alan şüphelinin Caferi Sadık Eroğlu olduğu belirlendi.

Yalan 1- Polis,  “nefes kesen” bir operasyon yapmamıştır. Gazi mahallesinden çıkan 49G isimli otobüsün önünü kesmiştir.

Yalan 2- Müvekkilin örgütün üst yönetiminde yer aldığına dair bir iddia öne sürmek hele ki bunu gizlilik kararı olan bir dosyada, kamuoyuna açık bir biçimde yapmak suçtur.  Bir delil olmadan, bu delil ortaya konup irdelenmeden ve bu irdeleme sonucu mahkemelerce kesin bir hükme varılmadan böyle bir haber yapılamaz.

Yalan 3- Haberin ve iddiaların gerçek dışı olduğunu en iyi biçimde ortaya koyan müvekkilin otobüsten indirilip yerde yatırılırken çekilmiş fotoğrafı ve tanık anlatımlarıdır. Bu fotoğraf açıklamamız ekinde mevcuttur. Oysaki sözde haberde müvekkilin hücre evinden ve bir toplantı sırasında gözaltına alındığı iddia edilmiştir.

Yalan 4- Alevi Sünni çatışması yaratmak ne DHKP-C’nin ne de diğer devrimci örgütlerin işine yaramaz. Tam tersine bu ve benzeri örgütler halkların faşist iktidarlara ve emperyalist efendilere karşı birlikte mücadelesini savunur. Halkların düşmanlığını isteyen ve bu nedenle provokasyon yaratanlar, bu düzenin böyle sürmesinden memnun olanlar, sömürü çarkını döndürenlerdir.

Yalan 5- Müvekkilimiz Caferi Sadık Eroğlu, devrimci demokrat kimliğiyle bilinen bir Anadolu insanıdır. Anadolu topraklarının her devrimcisi gibi omuzlarında kendi kafasını ve aklını taşır.  “Üst akıl” dan talimat alan, ABD ‘den izin almadan tuvalete bile gidemeyen tetikçiliğini yaptığınız siyasi iktidarınızdır. Redhack isimli hacker grubunun deşifre ettiği e-mail yazışmaları, kimin üst aklın talimatı ve danışmanlığıyla hareket ettiğini, kimin provokasyon yaratarak korkuyu egemen kılıp zulüm ve adaletsizlik düzenini sürdürdüğünün en yakın göstergesidir.

Caferi Sadık Eroğlu kimdir?

Müvekkilimiz 52 yaşında bir devrimcidir. Hayatını halkının kurtuluşu için çalışmak ve yaşamakla geçirmiş ve halk saflarında olmuş biridir.

Mimarlık fakültesindeki öğrencilik yıllarından itibaren halkın aydını olmayı seçmiştir ve bunun bedeli yıllarca süren tutsaklıklar ve işkenceler olmuştur. Ömrünün en delikanlı yıllarını hapishanelerde geçirmiş, 1996 yılında ölüm oruçlarına katılmış ve uzun süreli açlık grevleri ve ölüm oruçları nedeniyle sağlık problemleri yaşamış, yaşamaktadır.

Siyasi iktidarların, siyasi polisin hazmedemediği durum, ödediği bunca bedele rağmen neden Sadık Eroğlu’nun hizaya çekilemediği, düşüncelerini ve ideallerini neden terk etmediğidir.

Polis müvekkilimizi bu nedenle DHKP-C’nin bir numaralı ismi ilan etmiştir.

Bundan oniki yıl önce Ege Bölgesi sorumlusu olmakla itham edilip, tutuklanan müvekkilimiz, yargılandığı bu davadan beraat etmiştir.

2006 yılında eşiyle birlikte canlı bomba olduğu iddiasıyla gözaltına alınmış, basında onlarca kara propaganda yapıldıktan sonra serbest bırakılarak hakkında takipsizlik kararı verilmiştir.

Yine 2013 yılında örgütün üç önemli isminden biri ilan edilmiş, iş bu soruşturmanın davası 13.04.2016 tarihinde açılmış, 08.09.2016 tarihinde ilk duruşması yapılmış ve duruşma 10.11.2016 tarihine ertelenmiştir.

Yani örgütün üç önemli isminden biri ilan edilen müvekkilimiz hakkındaki bu iddia, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesince 2016/126 esas numaralı dosya ile yargılamaya konu edilmiştir zaten. Varsa yeni bir delil bu dosya kapsamına alınıp mahkemece değerlendirilebilir. Ancak İstanbul polisi hukuki yollar yerine, nefes kesen operasyonlar yaptığına dair yalan haberler yaptırarak kendisini tatmin peşindedir.

Müvekkilimiz devrimci demokrat kesimlerce, yazılarıyla, panellerdeki konuşmalarıyla, halk lehine projelerde yer almasıyla tanınan bilinen, bütün yaptıkları ve yaşamıyla açıkta olan biridir. Haberde hücre evindeki toplantıdan alındığı söylenerek müvekkilin illegal faaliyetler içinde olduğu intibaı yaratılmaktadır. Böylelikle de yasadışı bir örgütün üyesi ve yöneticisi olduğu iddia edilmektedir.

Müvekkilimiz, uzun süreli açlığa bağlı sağlık problemleri yaşadığı halde, uğradığı haksızlığı protesto etmek için açlık grevindedir. Kendisine su ve şeker verilmediği ve müvekkilimizin de yine bu durumu protesto etmek için su içmediği bilgisini almış bulunmaktayız

İstanbul Emniyet Müdürlüğünü ve yalan haber yapan polis tetikçisi gazeteci müsveddelerini uyarıyoruz;

–           Gerçekdışı haberler servis edip, müvekkilimizin tutuklanmasına zemin hazırladığınızı görüyoruz. Delil uydurmakla vakit harcamak, büyük operasyon yaptık yalanlarıyla kendinizi avutmak yerine gerçek teröristlerin, halkın emeğiyle alın teriyle geçinen, hırsızların yolsuzların, rüşvetçilerin, vatanı parsel parsel satanların peşine düşün. Yapabilir misiniz?

–           Müvekkilimize işkence etmekten, yalan haberlerle yargıyı yönlendirmeye, etkilemeye çalışmaktan vazgeçin!

–           Müvekkilimiz Sadık Eroğlu’nun haksız gözaltı durumuna ve işkenceye derhal son verin!

–   Basın emekçileri basın ahlakına sahip çıkın, 5N 1K ile hareket edin ve yaptığınız haberlerin tarihsel sorumluluğunu hissedin!

HAKSIZ GÖZALTILAR, KEYFİ UYGULAMALAR, TUTUKLAMALAR SON BULSUN!

İŞKENCE İNSANLIK SUÇUDUR, İŞKENCEYE SON!

BASIN EMEKÇİLERİ İKTİDARIN VE POLİSİN TETİKÇİSİ OLMAYIN!

HALKIN HUKUK BÜROSU”

Dogan Presse



En son ve en güncel bilgilerle...



En son ve en güncel bilgilerle...



En son gelismeler ve bilgiler...


En son gelismeler ve bilgiler...


En son ve en güncel bilgilerle...


Kalemin dili...

  • Gün İşçilerin Genel Konfederasyonu (CGT) ile Dayanışma Günüdür!
    Gün İşçilerin Genel Konfederasyonu (CGT) ile Dayanışma Günüdür!

    Fransa’da günlerdir Sosyalist geçinen ve sağcıların uygulamadığı kanunları yürürlüğe koymak için her tür olanağı kullanan François Hollande hükümeti emekçilerin geleceğini karartacak Çalışma Yasası konusunda kararlı.

     Hükümet geçmişte Fransa’da direnişle, verile
    yazının devamı...

    Yazar : Duzgun, Dogan

  • İbrahim Kaypakkaya’yı Ölümsüzlüğünün 43. Yılında Saygı İle Anıyorum
    İbrahim Kaypakkaya’yı Ölümsüzlüğünün 43. Yılında Saygı İle Anıyorum
    İbrahim Kaypakkaya’nın direnişini devrimciler devraldı ve bu geleneği büyüterek sürdürüyorlar.

    Engeller, zorluklarla dolu bir yolda, umudun türküsünü dağlarda büyütmek için silah elde yollara düştü Kaypakkaya. Mahirler Kızıldere’de katledilmişti. İhanet yanı başındaydı. Denizler’in
    yazının devamı...

    Yazar : Duzgun, Dogan

  • 2. Dünya Savaşı'nda Faşizmin Alt Edilişinin 71. Yıldönümü
    2. Dünya Savaşı'nda Faşizmin Alt Edilişinin 71. Yıldönümü
    9 Mayıs'ta, İkinci Dünya Savaşı'nda Hitler faşizmine karşı kazanılan zaferin 71'cu yıldönümüdür. 71 yıl önce Hitler faşizmine karşı savaşarak zaferi elde eden ve bu uğurdu yaşamını yitiren binlerce direnişçiyi saygı ile anıyorum.

    Aynı şekilde şuanda Türkiye ve Güney Doğu’da faşist zihniyet katliamlarına dev
    yazının devamı...

    Yazar : Düzgün, Doğan

  • Deniz, Yusuf ve Hüseyin Üç Fidan Ölümsüzdür
    Deniz, Yusuf ve Hüseyin Üç Fidan Ölümsüzdür

    Deniz, Yusuf, Hüseyin, Şafak, Bahtiyar, Elif, Çiğdem ile Berna gibi.. bağımsızlık isteyenlerin mücadelesi sürüyor.

    Anadolu toprakları bereketlidir. Bu bereket ise 6 Mayıs 1972’te toprağa düşen üç fidanın tohumudur. Bu tohumu ise sulayan Mahir Çayan ve yoldaşlarının kanıdır. Üç fidanımız gibi &ou
    yazının devamı...

    Yazar : Düzgün, Doğan

  • AKP’nin Yönetememe Krizi Yalanlarla Örtülemeyecek Kadar Alenidir
    AKP’nin Yönetememe Krizi Yalanlarla Örtülemeyecek Kadar Alenidir
    AKP iktidarı, onun bakanları, milletvekilleri, bürokratları yalan söyleme, herkesi aptal yerine koyma konusunda tüm dünyaya rezil olmuş durumda. Kimse inanmıyor. Yemin billâh etseler de kimse güvenmiyor.

    Yalanları halka verecek hiçbir şeyleri olmamasındandır,
    Yalanları suçlarını gizlemek i&cc
    yazının devamı...

    Yazar : Duzgun, Dogan

  • "Savcıların Üzerine Düşen Görevi Yerine Getirmesi Gerekir"
    Güney Doğa, Gazi, Armutlu, Okmeydanı… devletin güvenlik güçlerine kim bu öldürme hakkını vermektedir?

    “Bir terör örgütüne çağrı yapmak parlamento içindeki bir milletvekilinin görevi olamaz. Burada atılması gereken adım şudur: Zaten ben Güneydoğu’daki benim bölge halkımın K&uu
    yazının devamı...

    Yazar : Duzgun, Dogan

  • Neyin Barışı Ulan! Neyin?
    Neyin Barışı Ulan! Neyin?
    Acımasız, planlı-programlı, etnik kimlik ve dini argümanlar kullanılarak yürütülen, para babalarının, saltanat düşkünü koltuk budalalarının halkı kendi hegomonyası altında ezmeye, sesini-nefesini kesmeye çalıştığı bu madrabaz zaman diliminde kendini solcu, demokrat, barışsever, vatansever, bilmem ne sever diye tanımlayanlar haksızlık yazının devamı...

    Yazar : Metin, Yıldız

  • Ama Ekmek Satılmadı Eskisinden Ucuza
    Ama Ekmek Satılmadı Eskisinden Ucuza
    ".../Şimdi sarılıp soğuk tenine silahın, / o kutsal ateşin sıcaklığını hissetmeliyiz tüm benliğimizle/..." demişti halkın ve haklılığın kavgasının öncüleri.

    Sözün artık hiçbir acıyı betimleyemediği, bıçağın kemikten de öteye geçtiği bu zulüm günlerinde söyleyecek söz bulmaktan öte di
    yazının devamı...

    Yazar : Metin, Yıldız

  •  Günaydın AB!
    Günaydın AB!
    Avrupa Birliği (AB) Dış Politika Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, Kürt kentlerinde yaşanan çatışmalarla ilgili endişeleri Türk bakanlarla paylaştıklarını belirterek, "Ateşkes ilan edilip Kürt barış sürecine geri dönülmeli" dedi.

    Günlerdir yaşanan katliam, işkence, talan, yağmalama, infaz, yıkım ve göçe zo
    yazının devamı...

    Yazar : Duzgun, Dogan

  • Persona Non Grata
    Persona Non Grata

    "İki dizi yaptım, birisi 17 Aralık'ta ne yaşandığını anlatan bir diziydi. Onun savcısıyla konuştum, onunla ilgili soruşturma başlattılar, savcıyla konuştuğum için. Orada ifade vereceğim. Öbürü de 25 Aralık yolsuzluk operasyonuyla ilgili; polis fezlekelerini yayınlamıştım. Orada da hakaret ve gizliliği ihlalden dolayı dava açıldı. 9 yıla k yazının devamı...

    Yazar : Kızgın, Soydan

Editörün seçtiği video :

Küçükarmutlu'da Polis Saldırısına İlişkin Açıklama




Para Birimi Dolar : (USD) Alış3.7823 Satış3.7672 Para Birimi Euro (EUR) Alış 4.6729 Satış 4.6543

© 2015 doganpresse.org | Her hakkı saklıdır.