HABER DETAYI | Dogan Presse - doganpresse.org 



ilan fotolariilan fotolari

UNICEF: Dünyada “Köklerinden Koparılmış” Neredeyse 50 Milyon Çocuk Var

UNICEF tarafından 7 Eylül günü New York’ta açıklanan Köklerinden Koparılanlar: Mülteci ve Göçmen Çocukların Giderek Ağırlaşan Krizi başlıklı raporda, “Bu çocukların 28 milyonunu ülke içi ve ülkeler arası çatışmalar ve şiddet yüzünden evlerini terk etmek zorunda kalanlar oluşturuyor” denildi.

UNICEF Genel Direktörü Anthony Lake tarafından New York’ta açıklanan rapor ile dünya “Köklerinden Koparılmış” çocuklara ilişkin bilgi verildi. Raporda durumun aslın temeline inilmezse de çocukların içler acısı durumu ele alınmaktadır. Söz konusu UNICEF’in internet sayfasının Türkçe bölümünde rapora ilişkin şöyle denilmekte; “Bugün dünyada hemen hemen 50 milyon çocuk köklerinden koparılmış durumdadır. Bu çocukların 28 milyonu hiçbir paylarının olmadığı çatışmalar nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kalmış ve daha milyonlarcası da daha iyi, daha güvenli bir yaşam için yollara düşmüştür. Kaçtıkları çatışmaların ve şiddetin travmasını yaşayan çocuklar göç yollarında geçişleri sırasında denizde boğulma, kötü beslenme, aşırı su kaybı, insan tacirlerinin eline düşme, kaçırılma, tecavüz ve hatta cinayet gibi çeşitli tehlikelerle karşılaşmaktadır. Çocuklar, geçiş yaptıkları ve sonunda ulaştıkları ülkelerde de çoğu kez yabancı düşmanlığının ve ayrımcılığın hedefi olmaktadır.
 
UNICEF tarafından bugün açıklanan Köklerinden Koparılanlar: Mülteci ve Göçmen Çocukların Giderek Ağırlaşan Krizi başlıklı raporda yer alan veriler, şiddetli çatışmaların ve diğer krizlerin etkisi altında evlerinde kalmaktansa tehlikeli bir yolculuk için her riski göze alan milyonlarca çocuğun ve ailenin yaşamı ve durumuyla ilgili üzücü bir tablo ortaya koymaktadır.
 
UNICEF Genel Direktörü Anthony Lake konuya ilişkin şunları söyledi: “Tek tek çocukların belleklerden silinmeyen görüntüleri – denizde boğulan Aylan Kurdi’nin karaya vuran küçük bedeni ya da evi tahrip edildikten sonra bir ambulansta oturan Omran Daqneesh’in şaşkın ve kanlı yüzü – dünyayı sarsmıştır. Ancak, her resim, kız ya da erkek tehlike altındaki milyonlarca çocuğu temsil etmektedir.  Ve bu da bizlere bu resimlerde görmüş olduğumuz tek tek çocuklara yönelik sevgimizin tüm çocuklar için eyleme dönüşmesi gerektiğini hatırlatmaktadır.”
 
Raporda yer alan bazı bilgiler aşağıda sıralanmıştır:

Doğdukları ülke dışında başka bir yerde sığınma arayan insan topluluklarında çocuklar görece daha fazla yer almakta ve sayıları da giderek artmaktadır. Örneğin çocuklar dünya nüfusunun üçte birini oluşturdukları halde tüm mültecilerin yarısı çocuklardan meydana gelmektedir.  2015 yılında UNHCR koruması altında olan tüm çocuk mültecilerin yaklaşık yüzde 45’inin çıkış yerleri Suriye ve Afganistan olmuştur.
    10 milyon çocuk mülteci dâhil olmak üzere, 28 milyon çocuk şiddet ve çatışmalar yüzünden ya kendi ülkelerinde başka yerlere giderek ya da sınır ötesine geçerek yerlerinden edilmiştir. Mülteci statüsü henüz belirlenmemiş 1 milyon sığınmacı çocuk bulunmaktadır. Tahminen acil insani yardımlara ve kritik hizmetlere erişime ihtiyaç duyan 17 milyon çocuk da kendi ülkelerinin sınırları içerisinde evlerini terk ederek başka bölgelere göç etmiştir.
   
Ülke sınırlarını kendi başlarına geçen çocuk sayısı da giderek artmaktadır. 2015 yılında yanlarında kimsesi bulunmayan 100 binden fazla çocuk 78 ülkeye sığınma başvurusunda bulunmuştur. Bu 2014 yılındaki sayının üç katıdır. Yanlarında kimsesi bulunmayan çocuklar, kaçakçılar ve insan ticareti yapanlar başta olmak üzere, belirli odakların sömürü ve istismarına en açık durumdaki grubu oluşturmaktadır.
   
Yaklaşık 20 milyon kadar başka ülkelerden gelen çocuk göçmen de aşırı yoksulluk ya da çete şiddeti dâhil olmak üzere çeşitli nedenler yüzünden evlerinden ayrılmıştır. Bu çocukların çoğu, belgeleri olmaması, hukuksal durumlarının belirsizliği ve durumlarına ilişkin sistematik bir izleme bulunmaması gibi nedenlerden dolayı istismara maruz kalma ve gözaltına alınma gibi risklere özellikle açıktır ve bunlar gözden kaçırılan çocuklardır.

Köklerinden Koparılanlar raporuna göre Türkiye son dönemin en çok sayıda mülteciye ev sahipliği yapan ülkesidir ve bu sebeple dünyada en fazla çocuk mülteci barındıran ülke durumunda olması da kuvvetle muhtemeldir. Ülke nüfusuna olan orantıya göre ise bu alanda açık ara en önde giden ülke Lübnan’dır. Kabaca söylenirse bu ülkede yaşayan her 5 kişiden biri mültecidir. Karşılaştırma açısından, Birleşik Krallıkta 530 kişiye bir mülteci düşmektedir; ABD’de ise bu oran 1.200 kişide bir kişidir. Buna karşın mülteci barındıran ülkelerin gelir düzeylerine bakıldığında gelire göre en fazla mülteci yoğunlaşması olan ülkeler Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Etiyopya ve Pakistan’dır.
 
Rapor, güvenli ve yasal yollar olduğunda göçün hem bu yoldaki çocuklar hem de içinde bulundukları topluluklar için fırsatlar yaratabileceğini belirtmektedir. Göçün yüksek gelir düzeyindeki ülkelerde yarattığı etkilerle ilgili bir analiz, göçmenlere yapılan katkıların daha fazlasının vergiler ve sosyal ödemelerle geri döndüğünü; işgücü piyasasında hem yüksek hem düşük vasıflı işgücü boşluklarını doldurduklarını; ev sahibi ülkelerin ekonomik büyümesine ve yenilikçiliğine katkıda bulunduklarını göstermektedir.
 
Ne var ki, kritik önem taşıyan husus, evlerinden ayrılan ya da ayrılmak zorunda kalan çocukların, ‘göçün’ örneğin eğitim gibi potansiyel yararlarını çoğu kez kaçırıyor olmalarıdır. Oysa eğitim, göç etmeyi tercih eden pek çok çocuk ve aile açısından önemli itici faktörlerden biridir. Mülteci bir çocuğun okul dışı kalma olasılığı mülteci olmayan bir çocuğa göre beş kat daha fazladır. Okula gidebilen mülteci çocuklarda ise bu kez haksız muamele ve zorbalık dâhil ayrımcılığa maruz kalma riski baş göstermektedir.
 
Okul dışında, birtakım yasal engeller mülteci ve göçmen çocukların o ülkenin yerlisi çocuklarla eşitlik temelinde hizmet almalarını önlemektedir. En kötü durumlarda ise yabancı düşmanlığı doğrudan saldırılar şeklinde tırmanabilmektedir. Yalnızca Almanya’da, yetkililer 2015 yılında mülteci barınaklarına yönelik 850 saldırı kaydetmiştir.
 
Lake sözlerini şöyle sürdürdü: “Eğer bu gençlere eğitim ve daha normal bir çocukluk dönemi için fırsatlar sağlayamazsak ödeyeceğimiz bedel ne olacaktır?  O zaman bu çocuklar toplumlarına nasıl olumlu katkılarda bulunabilecektir? Fırsatları olmazsa yalnızca kendi gelecekleri değil toplumlarının geleceği de kararacaktır.”
 
Rapor, yerlerinden edilmiş, mülteci ve göçmen çocukları koruyup bu çocuklara yardımcı olacak altı somut girişime işaret etmektedir:

    Başta beraberlerinde kimsesi olmayanlar olmak üzere çocuk mülteci ve göçmenlerin sömürü ve şiddetten korunmaları.
   
Bir dizi pratik alternatif getirerek sığınma talebinde bulunan ya da göç eden çocukların gözaltında tutulmaları uygulamasına son verilmesi.

Çocukları korumanın ve onlara hukuksal statü kazandırmanın en iyi yolu olarak ailelerin bir arada tutulması.”

Tüm mülteci ve göçmen çocukların eğitim, sağlık ve diğer kaliteli hizmetlere erişimlerinin sağlanması.

Mülteci ve göçmenlerin geniş kitleler halinde hareketine yol açan temeldeki nedenler konusunda harekete geçilmesi.

Yabancı düşmanlığı, ayrımcılık ve marjinalleşme gibi olgulara karşı mücadele için gerekli önlemlerin yaygınlaştırılması.”

Aslında raporda birçok temel bilgiye yer verilse de UNICEF, sorunun tam olarak özüne inmemektedir. Dünya genelinde bu kadar büyük rakamda çocuğun, “Köklerinden Koparılmış”  olmasının asıl temellerinden biri de emperyalist savaşların, saldırıların, işgallerin kendisinin oluşturduğu bir gerçektir. Sırf Türkiye toprakları üzerine göç ettirilen Suriyeli çocukların içler acısı durumuna baktığımızda veya savaştan kaçarken, kaçırılan, öldürülen veya köle olarak kullanılan çocukların durumu gözler önünde bulundurmamız duruma biraz daha açıklık getireceği görülmektedir.

Dogan Presse



En son ve en güncel bilgilerle...



En son ve en güncel bilgilerle...




Kalemin dili...

  • Gün İşçilerin Genel Konfederasyonu (CGT) ile Dayanışma Günüdür!
    Gün İşçilerin Genel Konfederasyonu (CGT) ile Dayanışma Günüdür!

    Fransa’da günlerdir Sosyalist geçinen ve sağcıların uygulamadığı kanunları yürürlüğe koymak için her tür olanağı kullanan François Hollande hükümeti emekçilerin geleceğini karartacak Çalışma Yasası konusunda kararlı.

     Hükümet geçmişte Fransa’da direnişle, verile
    yazının devamı...

    Yazar : Duzgun, Dogan

  • İbrahim Kaypakkaya’yı Ölümsüzlüğünün 43. Yılında Saygı İle Anıyorum
    İbrahim Kaypakkaya’yı Ölümsüzlüğünün 43. Yılında Saygı İle Anıyorum
    İbrahim Kaypakkaya’nın direnişini devrimciler devraldı ve bu geleneği büyüterek sürdürüyorlar.

    Engeller, zorluklarla dolu bir yolda, umudun türküsünü dağlarda büyütmek için silah elde yollara düştü Kaypakkaya. Mahirler Kızıldere’de katledilmişti. İhanet yanı başındaydı. Denizler’in
    yazının devamı...

    Yazar : Duzgun, Dogan

  • 2. Dünya Savaşı'nda Faşizmin Alt Edilişinin 71. Yıldönümü
    2. Dünya Savaşı'nda Faşizmin Alt Edilişinin 71. Yıldönümü
    9 Mayıs'ta, İkinci Dünya Savaşı'nda Hitler faşizmine karşı kazanılan zaferin 71'cu yıldönümüdür. 71 yıl önce Hitler faşizmine karşı savaşarak zaferi elde eden ve bu uğurdu yaşamını yitiren binlerce direnişçiyi saygı ile anıyorum.

    Aynı şekilde şuanda Türkiye ve Güney Doğu’da faşist zihniyet katliamlarına dev
    yazının devamı...

    Yazar : Düzgün, Doğan

  • Deniz, Yusuf ve Hüseyin Üç Fidan Ölümsüzdür
    Deniz, Yusuf ve Hüseyin Üç Fidan Ölümsüzdür

    Deniz, Yusuf, Hüseyin, Şafak, Bahtiyar, Elif, Çiğdem ile Berna gibi.. bağımsızlık isteyenlerin mücadelesi sürüyor.

    Anadolu toprakları bereketlidir. Bu bereket ise 6 Mayıs 1972’te toprağa düşen üç fidanın tohumudur. Bu tohumu ise sulayan Mahir Çayan ve yoldaşlarının kanıdır. Üç fidanımız gibi &ou
    yazının devamı...

    Yazar : Düzgün, Doğan

  • AKP’nin Yönetememe Krizi Yalanlarla Örtülemeyecek Kadar Alenidir
    AKP’nin Yönetememe Krizi Yalanlarla Örtülemeyecek Kadar Alenidir
    AKP iktidarı, onun bakanları, milletvekilleri, bürokratları yalan söyleme, herkesi aptal yerine koyma konusunda tüm dünyaya rezil olmuş durumda. Kimse inanmıyor. Yemin billâh etseler de kimse güvenmiyor.

    Yalanları halka verecek hiçbir şeyleri olmamasındandır,
    Yalanları suçlarını gizlemek i&cc
    yazının devamı...

    Yazar : Duzgun, Dogan

  • "Savcıların Üzerine Düşen Görevi Yerine Getirmesi Gerekir"
    Güney Doğa, Gazi, Armutlu, Okmeydanı… devletin güvenlik güçlerine kim bu öldürme hakkını vermektedir?

    “Bir terör örgütüne çağrı yapmak parlamento içindeki bir milletvekilinin görevi olamaz. Burada atılması gereken adım şudur: Zaten ben Güneydoğu’daki benim bölge halkımın K&uu
    yazının devamı...

    Yazar : Duzgun, Dogan

  • Neyin Barışı Ulan! Neyin?
    Neyin Barışı Ulan! Neyin?
    Acımasız, planlı-programlı, etnik kimlik ve dini argümanlar kullanılarak yürütülen, para babalarının, saltanat düşkünü koltuk budalalarının halkı kendi hegomonyası altında ezmeye, sesini-nefesini kesmeye çalıştığı bu madrabaz zaman diliminde kendini solcu, demokrat, barışsever, vatansever, bilmem ne sever diye tanımlayanlar haksızlık yazının devamı...

    Yazar : Metin, Yıldız

  • Ama Ekmek Satılmadı Eskisinden Ucuza
    Ama Ekmek Satılmadı Eskisinden Ucuza
    ".../Şimdi sarılıp soğuk tenine silahın, / o kutsal ateşin sıcaklığını hissetmeliyiz tüm benliğimizle/..." demişti halkın ve haklılığın kavgasının öncüleri.

    Sözün artık hiçbir acıyı betimleyemediği, bıçağın kemikten de öteye geçtiği bu zulüm günlerinde söyleyecek söz bulmaktan öte di
    yazının devamı...

    Yazar : Metin, Yıldız

  •  Günaydın AB!
    Günaydın AB!
    Avrupa Birliği (AB) Dış Politika Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, Kürt kentlerinde yaşanan çatışmalarla ilgili endişeleri Türk bakanlarla paylaştıklarını belirterek, "Ateşkes ilan edilip Kürt barış sürecine geri dönülmeli" dedi.

    Günlerdir yaşanan katliam, işkence, talan, yağmalama, infaz, yıkım ve göçe zo
    yazının devamı...

    Yazar : Duzgun, Dogan

  • Persona Non Grata
    Persona Non Grata

    "İki dizi yaptım, birisi 17 Aralık'ta ne yaşandığını anlatan bir diziydi. Onun savcısıyla konuştum, onunla ilgili soruşturma başlattılar, savcıyla konuştuğum için. Orada ifade vereceğim. Öbürü de 25 Aralık yolsuzluk operasyonuyla ilgili; polis fezlekelerini yayınlamıştım. Orada da hakaret ve gizliliği ihlalden dolayı dava açıldı. 9 yıla k yazının devamı...

    Yazar : Kızgın, Soydan

Editörün seçtiği video :

Küçükarmutlu'da Polis Saldırısına İlişkin Açıklama




Para Birimi Dolar : (USD) Alış3.8276 Satış3.8124 Para Birimi Euro (EUR) Alış 4.6833 Satış 4.6646

© 2015 doganpresse.org | Her hakkı saklıdır.