HABER DETAYI | Dogan Presse - doganpresse.org 



ilan fotolari

Devrimcilik, sistemi Ak’lama işi değil, haklama dövüşüdür!

4 Eylül’de Kartal’da yapılacak olan “ Emperyalizme, gericiliğe, darbecilere boyun eğmeyeceğiz” mitingine ilişkin Nihat Behram 26 Ağustos günü bir yazı kaleme aldı. Nihat Behram’ın, “Hem ‘hedefim laisizm’ diyeceksin, hem dinciyle ittifak kuracaksın; hem ‘hedefim demokrasi’ diyeceksin, hem faşiştle kolkola gireceksin; hem ‘hedefim özgürlük, bağımsızlık’ diyeceksin, hem emperyalizmin gösterdiği yolda yürüyeceksin....bunun adı demokratlık bile değil ki devrimcilik olsun!” diye vurguladığı ve Sol gazetesinde yayınlanan yazının tamamı şöyle;

“Dinci faşist askeri darbe girişimi ‘sosyal demokratların’ ve omurgasız aydınların da, turnusol kâğıdı gibi, gerçek rengini açığa çıkardı: ‘Soros turuncusu’!

‘Kriz sağanağı’ndan ‘selâmete çıkış’ yolunu ‘milli mutabakat / seçilmişi koruma / devlete sahip çıkma’ diye gösterenler ‘yeşil saplı’ turuncu şemsiye altında toplandılar. Ayakları havada ve kendileri güçsüz olduğu için halkın gücüne de güvensiz bir kısım ‘devrimci’ de, darbe sağanağında aynı şemsiyenin altına sığındı! Sığınmakla kalmadı, “büyük kalabalıklarda gezi ruhuyla slogan attık’ türü açıklamalarla ‘devrimci avuntu’ üretimine koyuldular!

Sistem medyasınca bu ‘dinci faşist darbe girişimi’nin hedefi olarak gösterilen ‘sivil başkomutan’lık, “ülkesini, milletini seven, sandığa bağlı, dini bütün” tüm kesimleri ‘Saray’a çağırdı. ‘Saray’ kısa bir süre öncesine kadar ‘asla gitmem / tıpış tıpış gelirsin’ türü ‘atışmaların’ merkeziydi. ‘Vatan-millet’ nidaları ‘demokrasi duaları’ ile ‘tıpış tıpış’ gidip ‘yapış yapış’ birlik oluşturdular. ‘Sivil  Başkomutan’, bu birliği niteledi: “Dereyi geçerken at değiştirilmez!”

Bu kesimlerin “milli mutabakat / seçilmişi koruma / devlete sahip çıkma” telaşı, sokağa dökülen ‘dini bütün ahali’nin ‘sakallı-palalı demokrasi naralarıyla’yla tam bir cümbüşe dönüştü! AK Parti’yi aklama ve kapısında nöbet bekleme cümbüşüne! Emperyalizmin güdümünde, sol/sağ liberallerin erketeliğinde “vesayetsiz demokrasi, insan hakları, örtünme özgürlüğü, ılımlı islam” vb gibi söylemlerle yapılanan ‘dinci faşizan’ sistemin kanatları, kendi aralarında ‘arsa / kat / rant’ vb gibi konularda birbirine düştü! Bu kapışmada ‘Fetö’cü dinci faşist kanat’ yıllar ve yıllardır Ak kanatla birlikte örgütledikleri askeriyedeki gücünü, diğerleri ise polis destekli ‘sivil sokak’ gücünü devreye soktu! Sokaklar ‘demokrasi / özgürlük / insan hakları’ maskesinin ‘aktan karaya, yeşilden turuncuya’ çeşit çeşit rengine tanık oldu! Peki, insanlık düşmanı zalimler öteden beri zaten bu maskelerle dolaşa gelmedi mi? Abd’li emperyalistler Irak’a, Libya’ya bu maskelerle gitmedi mi? Ya peki, bu gidişlerin sonucunda ‘demokrasi / özgürlük/ insan hakları’nın maskesiz halini, yani gerçek çehresini gören var mı?

İşte devrimcilerin görevi onu göstermektir! Onu göstermenin yolu da, ‘demokrasi maskesi’yle halka pusu kuranların, saldıranların maskesini düşürmekten geçer.

Devrimci maskeyle dolaşmaz. Devrimcinin çehresi insanlığın aydınlık tenidir. Rengini gün doğumundan, şafağın kızıllığından, ışıktan alır. Bir zalimi diğerine karşı korumak onun işi değildir, onun işi halkı zalimlerin her türünden kurtarmaktır! Düşü de budur, düşüyle bütünlüklü dövüşü de!

‘Dereyi geçerken at değiştirilmez’miş! Böyle buyurdu darbe girişiminin ‘hedefi’ndeki ‘lider’! Seçilmiş hükümet ve ‘Sivil Başkomutan’ın selameti için dualar edildi, çevresinde canlı kalkanlar oluşturulması için fetvalar verildi! Darbe dinci gerici yapılanmanın iki kanadı arasındaymış gibi görünse ve ‘sivil /seçilmiş’ kesime karşı ‘askeryedeki dinci faşist Fetö’cülerin işi’ olarak sunulsa da, bu ‘görüntü’ ve bu ‘sunum’ aldatmacadan, illizyonlan öte bir şey değildir! Darbe emperyalizmin güdümünde halka karşı planlanmıştır. Devrimciler halk düşmanı güçlerin darbesini ‘sivil /asker’ diye tartıp, birinden yana taraf olmaz! Halk düşmanlığının her türüne karşı mücadele devrimcinin değişmez hattıdır.

Kısacası: Devrimciler darbeyi geçerken hat değiştirmez!

Devrimci mücadelenin hattı, laisizm ve aydınlanma kavgasının gereği neyse odur. Yurtseverliğin, anti emperyalistliğin gereği neyse odur. Emeğin ve halkın özgürlük mücadelesinin gereği neyse odur. Bağımsız yargı, bilimsel eğitim mücadelesinin gereği neyse odur. Halkların kardeşliği, barış ve demokrasi mücadelesinin gereği neyse odur. Yazma, düşünme, yaratma, basın-yayın, sanat-kültür özgürlüğü için mücadelenin gereği neyse odur.....

Hem ‘hedefim laisizm’ diyeceksin, hem dinciyle ittifak kuracaksın; hem ‘hedefim demokrasi’ diyeceksin, hem faşiştle kolkola gireceksin; hem ‘hedefim özgürlük, bağımsızlık’ diyeceksin, hem emperyalizmin gösterdiği yolda yürüyeceksin....bunun adı demokratlık bile değil ki devrimcilik olsun!

Devrimciliğin sosyalist bilinç ve esinle çelişen türü yoktur. Tam tersi, bütünlük taşır.

4 Eylül’de Kartal’da yapılacak olan “ Emperyalizme, gericiliğe, darbecilere boyun eğmeyeceğiz” mitingine çağrıcılardan biri olarak imza koymamın nedeni budur.”

Dogan Presse



En son ve en güncel bilgilerle...



En son ve en güncel bilgilerle...



En son gelismeler ve bilgiler...


En son gelismeler ve bilgiler...


En son ve en güncel bilgilerle...


Kalemin dili...

  • Gün İşçilerin Genel Konfederasyonu (CGT) ile Dayanışma Günüdür!
    Gün İşçilerin Genel Konfederasyonu (CGT) ile Dayanışma Günüdür!

    Fransa’da günlerdir Sosyalist geçinen ve sağcıların uygulamadığı kanunları yürürlüğe koymak için her tür olanağı kullanan François Hollande hükümeti emekçilerin geleceğini karartacak Çalışma Yasası konusunda kararlı.

     Hükümet geçmişte Fransa’da direnişle, verile
    yazının devamı...

    Yazar : Duzgun, Dogan

  • İbrahim Kaypakkaya’yı Ölümsüzlüğünün 43. Yılında Saygı İle Anıyorum
    İbrahim Kaypakkaya’yı Ölümsüzlüğünün 43. Yılında Saygı İle Anıyorum
    İbrahim Kaypakkaya’nın direnişini devrimciler devraldı ve bu geleneği büyüterek sürdürüyorlar.

    Engeller, zorluklarla dolu bir yolda, umudun türküsünü dağlarda büyütmek için silah elde yollara düştü Kaypakkaya. Mahirler Kızıldere’de katledilmişti. İhanet yanı başındaydı. Denizler’in
    yazının devamı...

    Yazar : Duzgun, Dogan

  • 2. Dünya Savaşı'nda Faşizmin Alt Edilişinin 71. Yıldönümü
    2. Dünya Savaşı'nda Faşizmin Alt Edilişinin 71. Yıldönümü
    9 Mayıs'ta, İkinci Dünya Savaşı'nda Hitler faşizmine karşı kazanılan zaferin 71'cu yıldönümüdür. 71 yıl önce Hitler faşizmine karşı savaşarak zaferi elde eden ve bu uğurdu yaşamını yitiren binlerce direnişçiyi saygı ile anıyorum.

    Aynı şekilde şuanda Türkiye ve Güney Doğu’da faşist zihniyet katliamlarına dev
    yazının devamı...

    Yazar : Düzgün, Doğan

  • Deniz, Yusuf ve Hüseyin Üç Fidan Ölümsüzdür
    Deniz, Yusuf ve Hüseyin Üç Fidan Ölümsüzdür

    Deniz, Yusuf, Hüseyin, Şafak, Bahtiyar, Elif, Çiğdem ile Berna gibi.. bağımsızlık isteyenlerin mücadelesi sürüyor.

    Anadolu toprakları bereketlidir. Bu bereket ise 6 Mayıs 1972’te toprağa düşen üç fidanın tohumudur. Bu tohumu ise sulayan Mahir Çayan ve yoldaşlarının kanıdır. Üç fidanımız gibi &ou
    yazının devamı...

    Yazar : Düzgün, Doğan

  • AKP’nin Yönetememe Krizi Yalanlarla Örtülemeyecek Kadar Alenidir
    AKP’nin Yönetememe Krizi Yalanlarla Örtülemeyecek Kadar Alenidir
    AKP iktidarı, onun bakanları, milletvekilleri, bürokratları yalan söyleme, herkesi aptal yerine koyma konusunda tüm dünyaya rezil olmuş durumda. Kimse inanmıyor. Yemin billâh etseler de kimse güvenmiyor.

    Yalanları halka verecek hiçbir şeyleri olmamasındandır,
    Yalanları suçlarını gizlemek i&cc
    yazının devamı...

    Yazar : Duzgun, Dogan

  • "Savcıların Üzerine Düşen Görevi Yerine Getirmesi Gerekir"
    Güney Doğa, Gazi, Armutlu, Okmeydanı… devletin güvenlik güçlerine kim bu öldürme hakkını vermektedir?

    “Bir terör örgütüne çağrı yapmak parlamento içindeki bir milletvekilinin görevi olamaz. Burada atılması gereken adım şudur: Zaten ben Güneydoğu’daki benim bölge halkımın K&uu
    yazının devamı...

    Yazar : Duzgun, Dogan

  • Neyin Barışı Ulan! Neyin?
    Neyin Barışı Ulan! Neyin?
    Acımasız, planlı-programlı, etnik kimlik ve dini argümanlar kullanılarak yürütülen, para babalarının, saltanat düşkünü koltuk budalalarının halkı kendi hegomonyası altında ezmeye, sesini-nefesini kesmeye çalıştığı bu madrabaz zaman diliminde kendini solcu, demokrat, barışsever, vatansever, bilmem ne sever diye tanımlayanlar haksızlık yazının devamı...

    Yazar : Metin, Yıldız

  • Ama Ekmek Satılmadı Eskisinden Ucuza
    Ama Ekmek Satılmadı Eskisinden Ucuza
    ".../Şimdi sarılıp soğuk tenine silahın, / o kutsal ateşin sıcaklığını hissetmeliyiz tüm benliğimizle/..." demişti halkın ve haklılığın kavgasının öncüleri.

    Sözün artık hiçbir acıyı betimleyemediği, bıçağın kemikten de öteye geçtiği bu zulüm günlerinde söyleyecek söz bulmaktan öte di
    yazının devamı...

    Yazar : Metin, Yıldız

  •  Günaydın AB!
    Günaydın AB!
    Avrupa Birliği (AB) Dış Politika Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, Kürt kentlerinde yaşanan çatışmalarla ilgili endişeleri Türk bakanlarla paylaştıklarını belirterek, "Ateşkes ilan edilip Kürt barış sürecine geri dönülmeli" dedi.

    Günlerdir yaşanan katliam, işkence, talan, yağmalama, infaz, yıkım ve göçe zo
    yazının devamı...

    Yazar : Duzgun, Dogan

  • Persona Non Grata
    Persona Non Grata

    "İki dizi yaptım, birisi 17 Aralık'ta ne yaşandığını anlatan bir diziydi. Onun savcısıyla konuştum, onunla ilgili soruşturma başlattılar, savcıyla konuştuğum için. Orada ifade vereceğim. Öbürü de 25 Aralık yolsuzluk operasyonuyla ilgili; polis fezlekelerini yayınlamıştım. Orada da hakaret ve gizliliği ihlalden dolayı dava açıldı. 9 yıla k yazının devamı...

    Yazar : Kızgın, Soydan

Editörün seçtiği video :

Küçükarmutlu'da Polis Saldırısına İlişkin Açıklama




Para Birimi Dolar : (USD) Alış3.7823 Satış3.7672 Para Birimi Euro (EUR) Alış 4.6729 Satış 4.6543

© 2015 doganpresse.org | Her hakkı saklıdır.