HABER DETAYI | Dogan Presse - doganpresse.org 



ilan fotolari

“Demokrasi Savaşçılığı” Faşist AKP’ye Kalmadı!”

Halk Cephesi 16 Temmuz günü yaptığı yazılı açıklama ile 15 Temmuz akşamı darbe girişimini değerlendirdi. Halk Cephesi, bağımsız bir Türkiye için mücadele edilmesi ve faşizme karşı olunması gerektiğini vurgulayarak, darbelerle demokrasinin getirilemeyeceğini vurguladı.

Halk Cephesi’nin 16 Temmuz tarihli açıklamasında şöyle denildi; “15 Temmuz 2016 tarihinde akşam saatlerinde, TSK bünyesinde çeşitli komuta kademesi içerisinde yer alan birtakım cuntacı subayların AKP hükümetine karşı bir darbe girişimi başlamış, sonrasında AKP iktidarı tarafından bu darbe girişimi kanla bastırılmıştır.

AKP faşizminin halka karşı açtığı savaşın gelinen noktasında kendi iç çatışmalarıyla muhatap olması bir tesadüf de değildir. Olağanüstü bir durum da değildir…

Bir süredir kendi içlerinde Yüksek Askeri Şura öncesi başlayan iktidar kavgasında böyle bir çatışmanın olması kaçınılmazdı… Tasfiye edilmek istenenlerin böylesi bir darbeye cüret edip edip etmeyecekleri elbette belirsizdir. Ancak çatışmanın yaşanması kesindir.

Tasfiye edilmek istenen askerler ile AKP’den rahatsızlıkları olanlar kendi içlerinde yeterince organize olamadıkları bir askeri darbe ile güç dayatmasında bulunma ve AKP’ye meydan okumaya giriştiler… Daha işin başından itibaren ise AKP duruma hakim olarak adım adım darbecileri tasfiye etti.

Darbeciler daha ilk anlardan itibaren halk için hareket etmediklerini, emperyalistlere biat edeceklerini açıklayarak niteliklerini ortaya koydular. AKP ise “Darbeye direndik ve tasfiye ettik” havaları atıyor… Artık kendini daha güçlü görüyor. Ama güvende olmadığını da çok iyi biliyor. Çünkü halka karşı açtığı bir savaş vardır. Yarattığı bir açlık ve yoksulluk tablosu vardır. Emperyalizmin uşaklığında birinci olamamanın, şimdi uşaklığın sürüngenliğini yaşıyor olmanın yarattığı bir kriz içindedir. Kısacası AKP’nin tek kamburu askeriye içindeki güçler değildir. Esas kamburu ve esas korktuğu güç halktır… Halka yaptıklarının hesabının kendisinden er veya geç sorulacağını çok iyi bilmektedir. Bu nedenle AKP askeri darbecileri tasfiye ederken esas olarak kendi kitlesini sokağa çağırıyor ve sokakta kendi kitlesini örgütlemeye ve harekete geçirmeye çalışıyor…

Dün gece “demokrasiye sahip çıkma” adı altında yaptığı çağrı çok büyük bir karşılık bulmasa da sivil polislerin ve bazı gerici kadrolarının önderliğinde çeşitli bölgelerde topladıkları insanlar oldu… Bunlar AKP’nin doğrudan besleyip büyüttüğü, silahlandırdığı kontra güçlerdir.

Toplanan gerici-faşist güruhları halkın üzerine sürmek ve halkı sindirmek istemektedir AKP… Bu nedenle darbeciler hemen tümüyle ele geçirilmiş ve tasfiye edilmiş olmalarına rağmen AKP faşizmi bu akşam da kendi kitlesini sokaklara, meydanlara çağırmaktadır. Çağırdığı kitleyi halkın üzerine salmak istemekte, halkı katledip kendi iktidarını bu şekilde pekiştirmek istemektedir.

Demokrasi savunuculuğu ve savaşçılığı AKP’ye kalmamıştır. AKP karşı karşıya kaldığı darbeyi bertaraf etmiş olmakla demokrasi koruyucusu bir güç durumuna gelmemiştir. Ve gerçekleşen darbe sürecinde AKP bir meşruluk kazanmış da değildir. Darbeciler gayrı meşru, AKP meşru bir güç değildir… Sandık oyunlarıyla ve güç dayatarak seçimleri çöpe çeviren ve kendini zorla seçtiren AKP’dir… Şimdi tüm burjuva partileri AKP’nin arkasında birleşip “demokrasi” nutukları atıyorlar, AKP faşizmine güç veriyorlar, kan taşıyorlar. AKP’nin kendilerini sandık oyunlarıyla nasıl tasfiye etmeye çalıştığını unutuverdiler.

AKP faşizmi bir darbeyle karşı karşıya kalmış ve onu bertaraf etmiş olmakla demokrasi havarisi olmamıştır, olamaz. AKP faşist politikalarını halkı teslim almak için uygulamaya devam ediyor. Ve bu darbeyi de bahane ederek daha fazla saldırmaya çalışıyor. Şimdi de halkı katletmenin, faşist politikalarına meşruluk kazandırmanın aracı olarak bu darbeyi kullanmak istiyor.

AKP, faşist ve korkak bir partidir… Darbenin ilk anlarından sonra uzun süre sesleri çıkmamıştır… Kontrolü ele alabilecekleri güvenini kazanana kadar sinip beklemişlerdir. Ne zamanki darbecilerin güçsüz ve dağınık olduklarını görüp anladılar o zaman harekete geçmişlerdir ve demokrasi nutukları atmaya, üst perdeden konuşmaya başlamışlardır. Tüm halka “Şehirlerin meydanlarına çıkın demokrasimize sahip çıkın, vatana ihanet eden paralelcilere karşı direnin“ çağrıları yapılmıştır. Demokratlara bakın! Siz değil misiniz hakkını aramak için sokaklara çıkanların üzerine bombalarla, kurşunlarla, tazyikli sularla, TOMA’larla, Akreplerle, binlerce asker-polisle saldıran? Siz değil misiniz evinde, sokak ortasında halkın evlatlarını katleden? Bu halk sizi tanıyor… Yediği kurşunlardan, gaz bombalarından tanıyor. Bedenlerine saplanan kurşunlardan tanıyor. Kimseyi kandıramazsınız, halk sizin faşist yüzünüzü çok iyi biliyor.

AKP’nin Yanında Yer Alan Halkımız!

Demokrasi savaşçılığı faşizme karşı mücadele etmektir. Demokrasi ülkemizin bağımsızlığından ayrı değildir. Emperyalizmin ve işbirlikçilerinin gölgesinden çıkmayan ve kıblesi emperyalistler olanların halk için demokrasi getirme gibi bir dertleri de çabaları da olmaz. Demokrasi mücadelesi, faşizme ve emperyalizme karşı mücadele etmektir. AKP iktidarı ise emperyalizmin kuklası, uşağı olan faşist bir iktidardır. İsrail ile işbirliği içinde halklara zulmeden bir partidir AKP.

Demokrasi, ağzına aldığı bir sakızdan ibarettir. Onlar için demokrasi demek, kendi para kasaları demektir. Sarayları saltanatları demektir. Halkımız için ise daha fazla açlık, yoksulluk demektir. İşsiz, evsiz kalmak demektir. Bu nedenle AKP’nin yalanlarına kanmayalım. AKP iyice yoksullaştırdığı, açlığa mahkum ettiği bizlere bazı kırıntılar vermekle iyi bir parti olmaz. Deveyi hamutuyla yutanların halka bazı kırıntılar vermesi onların iyi olduklarını değil, halkı iliğine kadar soyan haramzadeler olduğunu gösterir.. Bu yüzden AKP’nin yanında yer alarak halka saldırmayın, sizin gibi yoksul olan insanlarla karşı karşıya gelmeyin. Halkla birlikte faşizme ve emperyalizme karşı mücadeleyi yükseltin.

Halkımız!

AKP faşizmi şimdi darbeyi bahane ederek saldırıyor, yeni saldırı hazırlıkları yapıyor… Dün gece ilk yaptıkları şeylerden biri devrimcilere, devrimcilerin olduğu mahallelere saldırmak olmuştur. Bu saldırı girişimleri püskürtülmüştür. Ancak bundan vazgeçecekleri anlamına gelmez. Şimdi bu gece için yapılan çağrılar ve sonraki günlerde kendi çetelerini örgütleme çalışmaları bitmeyecektir. Halka karşı gerici, faşist çeteleri örgütlemeye, silahlandırmaya devam edeceklerdir. Bunlara karşı halkımız mahallelerini ve kendi güvenliğini sağlamalıdır… Dün gece darbeye karşı çıkma adına silahlanıp sokaklara çıkan gerici faşistlerin saldırılarına karşı devrimcilerin yanında örgütlenmek ve gerici faşist saldırılara karşı koymak zorundayız. Bunun için her türlü silahla kendi savunmamızı hazırlayalım ve faşist saldırılara karşı direnelim.

Halkımız Sokaklara Çıkalım!

Fakat AKP faşizmini desteklemek için değil, faşizme karşı savaşmak için… Halk için demokrasi ve bağımsız bir ülkeyi gerçekleştirmek için…

AKP’nin gerici-faşist güruhunun yanında olmak için değil, onlara karşı kendi can güvenliğimizi sağlamak, mahallelerimizi korumak ve AKP faşizminin halka karşı açtığı savaşa halkın savaşıyla cevap vermek için sokaklara çıkalım…”

Dogan Presse



En son ve en güncel bilgilerle...



En son ve en güncel bilgilerle...



En son gelismeler ve bilgiler...


En son gelismeler ve bilgiler...


En son ve en güncel bilgilerle...


Kalemin dili...

  • Gün İşçilerin Genel Konfederasyonu (CGT) ile Dayanışma Günüdür!
    Gün İşçilerin Genel Konfederasyonu (CGT) ile Dayanışma Günüdür!

    Fransa’da günlerdir Sosyalist geçinen ve sağcıların uygulamadığı kanunları yürürlüğe koymak için her tür olanağı kullanan François Hollande hükümeti emekçilerin geleceğini karartacak Çalışma Yasası konusunda kararlı.

     Hükümet geçmişte Fransa’da direnişle, verile
    yazının devamı...

    Yazar : Duzgun, Dogan

  • İbrahim Kaypakkaya’yı Ölümsüzlüğünün 43. Yılında Saygı İle Anıyorum
    İbrahim Kaypakkaya’yı Ölümsüzlüğünün 43. Yılında Saygı İle Anıyorum
    İbrahim Kaypakkaya’nın direnişini devrimciler devraldı ve bu geleneği büyüterek sürdürüyorlar.

    Engeller, zorluklarla dolu bir yolda, umudun türküsünü dağlarda büyütmek için silah elde yollara düştü Kaypakkaya. Mahirler Kızıldere’de katledilmişti. İhanet yanı başındaydı. Denizler’in
    yazının devamı...

    Yazar : Duzgun, Dogan

  • 2. Dünya Savaşı'nda Faşizmin Alt Edilişinin 71. Yıldönümü
    2. Dünya Savaşı'nda Faşizmin Alt Edilişinin 71. Yıldönümü
    9 Mayıs'ta, İkinci Dünya Savaşı'nda Hitler faşizmine karşı kazanılan zaferin 71'cu yıldönümüdür. 71 yıl önce Hitler faşizmine karşı savaşarak zaferi elde eden ve bu uğurdu yaşamını yitiren binlerce direnişçiyi saygı ile anıyorum.

    Aynı şekilde şuanda Türkiye ve Güney Doğu’da faşist zihniyet katliamlarına dev
    yazının devamı...

    Yazar : Düzgün, Doğan

  • Deniz, Yusuf ve Hüseyin Üç Fidan Ölümsüzdür
    Deniz, Yusuf ve Hüseyin Üç Fidan Ölümsüzdür

    Deniz, Yusuf, Hüseyin, Şafak, Bahtiyar, Elif, Çiğdem ile Berna gibi.. bağımsızlık isteyenlerin mücadelesi sürüyor.

    Anadolu toprakları bereketlidir. Bu bereket ise 6 Mayıs 1972’te toprağa düşen üç fidanın tohumudur. Bu tohumu ise sulayan Mahir Çayan ve yoldaşlarının kanıdır. Üç fidanımız gibi &ou
    yazının devamı...

    Yazar : Düzgün, Doğan

  • AKP’nin Yönetememe Krizi Yalanlarla Örtülemeyecek Kadar Alenidir
    AKP’nin Yönetememe Krizi Yalanlarla Örtülemeyecek Kadar Alenidir
    AKP iktidarı, onun bakanları, milletvekilleri, bürokratları yalan söyleme, herkesi aptal yerine koyma konusunda tüm dünyaya rezil olmuş durumda. Kimse inanmıyor. Yemin billâh etseler de kimse güvenmiyor.

    Yalanları halka verecek hiçbir şeyleri olmamasındandır,
    Yalanları suçlarını gizlemek i&cc
    yazının devamı...

    Yazar : Duzgun, Dogan

  • "Savcıların Üzerine Düşen Görevi Yerine Getirmesi Gerekir"
    Güney Doğa, Gazi, Armutlu, Okmeydanı… devletin güvenlik güçlerine kim bu öldürme hakkını vermektedir?

    “Bir terör örgütüne çağrı yapmak parlamento içindeki bir milletvekilinin görevi olamaz. Burada atılması gereken adım şudur: Zaten ben Güneydoğu’daki benim bölge halkımın K&uu
    yazının devamı...

    Yazar : Duzgun, Dogan

  • Neyin Barışı Ulan! Neyin?
    Neyin Barışı Ulan! Neyin?
    Acımasız, planlı-programlı, etnik kimlik ve dini argümanlar kullanılarak yürütülen, para babalarının, saltanat düşkünü koltuk budalalarının halkı kendi hegomonyası altında ezmeye, sesini-nefesini kesmeye çalıştığı bu madrabaz zaman diliminde kendini solcu, demokrat, barışsever, vatansever, bilmem ne sever diye tanımlayanlar haksızlık yazının devamı...

    Yazar : Metin, Yıldız

  • Ama Ekmek Satılmadı Eskisinden Ucuza
    Ama Ekmek Satılmadı Eskisinden Ucuza
    ".../Şimdi sarılıp soğuk tenine silahın, / o kutsal ateşin sıcaklığını hissetmeliyiz tüm benliğimizle/..." demişti halkın ve haklılığın kavgasının öncüleri.

    Sözün artık hiçbir acıyı betimleyemediği, bıçağın kemikten de öteye geçtiği bu zulüm günlerinde söyleyecek söz bulmaktan öte di
    yazının devamı...

    Yazar : Metin, Yıldız

  •  Günaydın AB!
    Günaydın AB!
    Avrupa Birliği (AB) Dış Politika Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, Kürt kentlerinde yaşanan çatışmalarla ilgili endişeleri Türk bakanlarla paylaştıklarını belirterek, "Ateşkes ilan edilip Kürt barış sürecine geri dönülmeli" dedi.

    Günlerdir yaşanan katliam, işkence, talan, yağmalama, infaz, yıkım ve göçe zo
    yazının devamı...

    Yazar : Duzgun, Dogan

  • Persona Non Grata
    Persona Non Grata

    "İki dizi yaptım, birisi 17 Aralık'ta ne yaşandığını anlatan bir diziydi. Onun savcısıyla konuştum, onunla ilgili soruşturma başlattılar, savcıyla konuştuğum için. Orada ifade vereceğim. Öbürü de 25 Aralık yolsuzluk operasyonuyla ilgili; polis fezlekelerini yayınlamıştım. Orada da hakaret ve gizliliği ihlalden dolayı dava açıldı. 9 yıla k yazının devamı...

    Yazar : Kızgın, Soydan

Editörün seçtiği video :

Küçükarmutlu'da Polis Saldırısına İlişkin Açıklama




Para Birimi Dolar : (USD) Alış3.7999 Satış3.7847 Para Birimi Euro (EUR) Alış 4.6522 Satış 4.6337

© 2015 doganpresse.org | Her hakkı saklıdır.