HABER DETAYI | Dogan Presse - doganpresse.org 



ilan fotolari

HHB; “Kimden ve Nereden Gelirse Gelsin Şiddeti Lanetliyoruz”

Ankara’da 37 insanın yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan bombalı eyleme ilişkin Halkın Hukuk Bürosu (HHB)  15 Mart günü yazılı bir açıklama yaparak, “Kimden ve nereden gelirse gelsin şiddeti lanetliyoruz” denildi.

HHB, “Faşizmin İdeolojik Zemini Şovenizmi Besleyen Her Türlü Eylem Halka Karşıdır!” başlığı ile yaptığı yazılı açıklama ile Ankara’daki bombalı saldırının kabullenemeyeceğini vurguladı.

“Halka Karşı Her Eylem Faşizmin ve Emperyalizmin İşine Yarar!” diyen Halkın Hukuk Bürosu’nun açıklamasında şöyle denildi; “Önceki akşam saatlerinde Ankara’nın en işlek yerinde, Kızılay’da bir patlama oldu. Patlama sonucunda kaç insanın ölüp kaçının yaralandığını söylemek, patlamanın hangi türde patlayıcı ile gerçekleştirildiği konusunda nitelemeler yapmak bizim işimiz değil. Ne polisiye ne de istatistiksel sözler söylemek istemiyoruz.

Bu olayın bizi ilgilendiren yanı halkı ve halkın mücadelesine katkısını ve zararını yani politik muhtevasını belirlemek ve yine politik sonuçları ortaya koymaktır.
Failleri henüz olayı üstlenmemiş olsa da meydana gelen patlamanın bir ‘eylem’ olduğu anlaşılmaktadır.  Her eylemin bir politik mesajı vardır ve eylemin politik içeriği, hedefleri de belirler.

Eylem sonuçlandığı zaman gördük ki eylem sonrasında yaşamını kaybedenlerin birçoğu otobüs ile yolculuk eden, sınava hazırlanan, iş bulmaya çalışan kısaca yaşam kavgası içinde olan kişilerdir ve biz onları ezilenler, sömürülenler olarak niteleyebiliriz. Bu eylem, 14 yaşındaki kâğıt toplayıcısının, 10 Ekim tarihinde IŞİD saldırısında katledilen Ali Deniz’in arkadaşı Ozancan Akkuş’un ve onlarca halktan insanın ölümüyle sonuçlanmıştır.
Bu eylem ile politik olarak ne hedeflenmiş olursa olsun eylemden doğrudan zarar gören, etkilenen halktır.

“Kimden ve nereden gelirse gelsin şiddeti lanetliyoruz” diyenlerle aynı yerde değiliz. Biz biliyoruz ki bütün dünya siyaseti silahla ve zor ile yürütülmektedir. Zorun sonuçları masa başında kravatlı adamlar tarafından kayda geçirilmektedir, o kadar.

Bu zulüm saltanatı yalnızca ve yalnızca siyasi zor ve silahlı korku tarafından yönetilmektedir. Ezenler ve sömürenler bilmektedir ki silahları ve orduları olmasa halklar onları bir dakika bile başlarında tutmazlar. Zulmün kaleleri de ancak halkın örgütlü gücü ve meşru şiddeti tarafından yok edilebilir. Ancak otobüs durağında otobüs ile yolculuk yapan insanları hedef alan bir eylemin meşruiyetini halktan yana hiç kimsenin savunamayacağı ortadadır.
Biz Taybet ananın cansız bedenini sokak ortasında bekletenin, Miray bebeği dedesinin kucağında kurşunlayanın, insanları bodrum katlarında havasızlıktan, susuzluktan ya da yangın çıkararak katledenin, o otobüs durağında bekleyen insanlar olmadığını biliyoruz. Halkın suskunluğuna ne kadar kızarsak kızalım, onları hareketsiz ve tepkisiz bırakanın emperyalizmin ve faşizmin politikaları olduğunu biliyoruz.

Biz halklarımıza, tarafları iktidar tarafından belirlenmiş ikilemler içinde  “Ya bizdensin ya onlardan” oyunu oynatamayız. Biz içinde bulunduğumuz çelişkinin taraflarını Alevi-Sünni, Türk - Kürt, deist - ateist, kadın - erkek, baş açık - başörtülü, doğulu - batılı gibi yapay ayrımlarla niteleyemeyiz. Çağımızın temel çelişkisi emek sermaye çelişkisidir. Baş çelişki ise emperyalizm ve ezilen dünya halkları arasındadır.

Ankara Kızılay’da otobüs bekleyen insanları hedef alan katliamın AKP faşizmine karşı yürütülen mücadeleye hiçbir katkısı yoktur. Ne yoksul Kürtleri katlettikleri için Kürt halkının özgürlük mücadelesi biter, ne de yoksul Ankaralılar katledildiği için AKP faşizmi geri adım atar. Elimizde kalan halkların birbirine düşmanlaştırılması ve nihayetinde suni bir kutuplaşmanın derinleştirilmesi olur. 

Kürt halkına yaşatılan katliamların insanlık tarihine yazılan utanç sayfaları olduğu ve katliamcıyı ilelebet gayrimeşru kılacağı ne kadar gerçekse, Ankara’da gerçekleştirilen son eylemin gerek milliyetçiliği körükleyerek, gerek halkları düşmanlaştırarak faşizmin değirmenine su taşıyacağı da o kadar gerçektir.

İster intikam, ister siyasi baskı yaratmak için yapılmış olsun, bu eylemin hedefi ve biçimi yanlıştır, halkta korku ve nefret uyandırmakta, halkların kardeşliğine ve birliğine hizmet etmemektedir. Halkınsa korkuya değil, umuda ve güvene ihtiyacı vardır.
Devrimcileri, hak ve özgürlük mücadelelerini başarıya ulaştıran, haklılık ve meşruluktur. Bu zemin halkların birlik ve kardeş olduğu, düşmanın ise emperyalizm ve faşizmle yöneten bir avuç egemen olduğu gerçeğidir. Halkların ortak düşmanlarına karşı din, dil, renk, kültür, milliyet gözetmeden ortak mücadeleyi yükseltmek meşru direnme ve özgürlük hakkıdır.

YAŞASIN HALKLARIN KARDEŞLİĞİ VE BİRLİKTE MÜCADELESİ!

KÜRT HALKININ HAK MÜCADELESİ YANLIŞ EYLEM ÇİZGİSİYLE KARARTILAMAZ!”

Dogan Presse



En son ve en güncel bilgilerle...



En son ve en güncel bilgilerle...



En son gelismeler ve bilgiler...


En son gelismeler ve bilgiler...


En son ve en güncel bilgilerle...


Kalemin dili...

  • Gün İşçilerin Genel Konfederasyonu (CGT) ile Dayanışma Günüdür!
    Gün İşçilerin Genel Konfederasyonu (CGT) ile Dayanışma Günüdür!

    Fransa’da günlerdir Sosyalist geçinen ve sağcıların uygulamadığı kanunları yürürlüğe koymak için her tür olanağı kullanan François Hollande hükümeti emekçilerin geleceğini karartacak Çalışma Yasası konusunda kararlı.

     Hükümet geçmişte Fransa’da direnişle, verile
    yazının devamı...

    Yazar : Duzgun, Dogan

  • İbrahim Kaypakkaya’yı Ölümsüzlüğünün 43. Yılında Saygı İle Anıyorum
    İbrahim Kaypakkaya’yı Ölümsüzlüğünün 43. Yılında Saygı İle Anıyorum
    İbrahim Kaypakkaya’nın direnişini devrimciler devraldı ve bu geleneği büyüterek sürdürüyorlar.

    Engeller, zorluklarla dolu bir yolda, umudun türküsünü dağlarda büyütmek için silah elde yollara düştü Kaypakkaya. Mahirler Kızıldere’de katledilmişti. İhanet yanı başındaydı. Denizler’in
    yazının devamı...

    Yazar : Duzgun, Dogan

  • 2. Dünya Savaşı'nda Faşizmin Alt Edilişinin 71. Yıldönümü
    2. Dünya Savaşı'nda Faşizmin Alt Edilişinin 71. Yıldönümü
    9 Mayıs'ta, İkinci Dünya Savaşı'nda Hitler faşizmine karşı kazanılan zaferin 71'cu yıldönümüdür. 71 yıl önce Hitler faşizmine karşı savaşarak zaferi elde eden ve bu uğurdu yaşamını yitiren binlerce direnişçiyi saygı ile anıyorum.

    Aynı şekilde şuanda Türkiye ve Güney Doğu’da faşist zihniyet katliamlarına dev
    yazının devamı...

    Yazar : Düzgün, Doğan

  • Deniz, Yusuf ve Hüseyin Üç Fidan Ölümsüzdür
    Deniz, Yusuf ve Hüseyin Üç Fidan Ölümsüzdür

    Deniz, Yusuf, Hüseyin, Şafak, Bahtiyar, Elif, Çiğdem ile Berna gibi.. bağımsızlık isteyenlerin mücadelesi sürüyor.

    Anadolu toprakları bereketlidir. Bu bereket ise 6 Mayıs 1972’te toprağa düşen üç fidanın tohumudur. Bu tohumu ise sulayan Mahir Çayan ve yoldaşlarının kanıdır. Üç fidanımız gibi &ou
    yazının devamı...

    Yazar : Düzgün, Doğan

  • AKP’nin Yönetememe Krizi Yalanlarla Örtülemeyecek Kadar Alenidir
    AKP’nin Yönetememe Krizi Yalanlarla Örtülemeyecek Kadar Alenidir
    AKP iktidarı, onun bakanları, milletvekilleri, bürokratları yalan söyleme, herkesi aptal yerine koyma konusunda tüm dünyaya rezil olmuş durumda. Kimse inanmıyor. Yemin billâh etseler de kimse güvenmiyor.

    Yalanları halka verecek hiçbir şeyleri olmamasındandır,
    Yalanları suçlarını gizlemek i&cc
    yazının devamı...

    Yazar : Duzgun, Dogan

  • "Savcıların Üzerine Düşen Görevi Yerine Getirmesi Gerekir"
    Güney Doğa, Gazi, Armutlu, Okmeydanı… devletin güvenlik güçlerine kim bu öldürme hakkını vermektedir?

    “Bir terör örgütüne çağrı yapmak parlamento içindeki bir milletvekilinin görevi olamaz. Burada atılması gereken adım şudur: Zaten ben Güneydoğu’daki benim bölge halkımın K&uu
    yazının devamı...

    Yazar : Duzgun, Dogan

  • Neyin Barışı Ulan! Neyin?
    Neyin Barışı Ulan! Neyin?
    Acımasız, planlı-programlı, etnik kimlik ve dini argümanlar kullanılarak yürütülen, para babalarının, saltanat düşkünü koltuk budalalarının halkı kendi hegomonyası altında ezmeye, sesini-nefesini kesmeye çalıştığı bu madrabaz zaman diliminde kendini solcu, demokrat, barışsever, vatansever, bilmem ne sever diye tanımlayanlar haksızlık yazının devamı...

    Yazar : Metin, Yıldız

  • Ama Ekmek Satılmadı Eskisinden Ucuza
    Ama Ekmek Satılmadı Eskisinden Ucuza
    ".../Şimdi sarılıp soğuk tenine silahın, / o kutsal ateşin sıcaklığını hissetmeliyiz tüm benliğimizle/..." demişti halkın ve haklılığın kavgasının öncüleri.

    Sözün artık hiçbir acıyı betimleyemediği, bıçağın kemikten de öteye geçtiği bu zulüm günlerinde söyleyecek söz bulmaktan öte di
    yazının devamı...

    Yazar : Metin, Yıldız

  •  Günaydın AB!
    Günaydın AB!
    Avrupa Birliği (AB) Dış Politika Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, Kürt kentlerinde yaşanan çatışmalarla ilgili endişeleri Türk bakanlarla paylaştıklarını belirterek, "Ateşkes ilan edilip Kürt barış sürecine geri dönülmeli" dedi.

    Günlerdir yaşanan katliam, işkence, talan, yağmalama, infaz, yıkım ve göçe zo
    yazının devamı...

    Yazar : Duzgun, Dogan

  • Persona Non Grata
    Persona Non Grata

    "İki dizi yaptım, birisi 17 Aralık'ta ne yaşandığını anlatan bir diziydi. Onun savcısıyla konuştum, onunla ilgili soruşturma başlattılar, savcıyla konuştuğum için. Orada ifade vereceğim. Öbürü de 25 Aralık yolsuzluk operasyonuyla ilgili; polis fezlekelerini yayınlamıştım. Orada da hakaret ve gizliliği ihlalden dolayı dava açıldı. 9 yıla k yazının devamı...

    Yazar : Kızgın, Soydan

Editörün seçtiği video :

Küçükarmutlu'da Polis Saldırısına İlişkin Açıklama




Para Birimi Dolar : (USD) Alış3.7823 Satış3.7672 Para Birimi Euro (EUR) Alış 4.6729 Satış 4.6543

© 2015 doganpresse.org | Her hakkı saklıdır.