HABER DETAYI | Dogan Presse - doganpresse.org 



ilan fotolariilan fotolari

Hüseyin Paksoy’un Ağabeyi Anlatıyor

Aksoy ailesi anlatıyor; “Birinci gün izin çıkmadı, ikinci gün de izin çıkmadı. Üçüncü gün ambulans Dalmış Petrol'e doğru yola çıktığında, ambulansı arayıp 'çabuk dön yoksa vururuz' demişler. O da dönüp geliyor. Ta düne kadar. Dört gün oldu artık. Sonra gidip orada alıyorlar. Gelin teşhis edin diyorlar. Yeğenim gidip teşhis etmişler”.

Şırnak’ın Cizre ilçesinde 14 Ocak günü hedef gözetilerek vurulan 16 yaşındaki Hüseyin Paksoy’un yaralı bedeni dört gün sonra olay yerine gönderilen ambulans ile alınarak hastaneye getirildi. Ancak Hüseyin Paksoy dört gün boyunca yaralı bekletildikten sonra hayatta gözlerini yumdu. Güney Doğu’da bir çocuk ölümü daha gerçekleşti! Hüseyin Paksoy son çocukmu? Tabiî ki hayır! Hüseyin Paksoy’un yaşamını yitirmesiyle ilgili ağabey Nadir Aksoy yaşananları anlatıyor;

Nadir Paksoy, “Ben işçiyim 9 nüfusa bakıyorum. Devlet gelip kardeşimi öldürdü, evimi yıktı. Benim bu devlet ile tek bağım bir yeşil karttır. Onu da alsınlar istemiyorum. Kürt halkının başı sağ olsun, Kürdistan sağ olsun.”

Paksoy, Hüseyin’in vurulma haberini almalarının ardından defalarca bir çok yere başvurarak ambulans istediklerini, tüm girişimlerine rağmen sonuç alamadıklarını söyledi. Cenazelerini teşhis ettiklerini aktardı. Olay günü yaşananları şöyle dile getiriyor Hüseyin’in ağabeyisi: “Akşam saat 16.30 ile 17.00 arasında bize bir haber geldi, Hüseyin'in eve gidip bakarken vurulduğunu söylendi. Bizler de bunun üzerine vekilimiz Faysal Sarıyıldız'ı aradık. Ambulansın gelmesi için uğraştı. Ambulans geldi de. Ama izin vermiyorlardı. Güvence vermiyorlardı. Vekilimiz emniyetle, devlet yetkilileriyle görüşmelere başladı. Ama hiçbir güvence vermediler"

Saldırılara ilişkin de konuşan Paksoy, “Mahalledekiler de bu taraftan hiçbir ateş olmamasının garantisini milletvekiline verdiler. Vekilimiz de devlet yetkilileriyle görüştü. Ama bir sonuç almadı. İzin vermediler. Birkaç kişiyi gönderelim alsınlar dedik ona da izin vermediler. Ambulans yola çıkacak dediğimiz saatlerde bilinçli bir şekilde obüslerle, tanklarla o bölgeyi taramaya başlıyorlardı. Sabah saat 04.00'a geldiğinde de hala görüşüyorduk ama bir sonuç alamadık. Ertesi gün de Faysal Sarıyıldız Ankara'daki Meclis'i aradı yine sonuç alamadı. Nokta belli değil diyorlardı. Ambulanslar yola çıktığı anda o bölgeyi obüslerle vurmaya başlıyorlardı. Orada ölmesini istiyorlardı" ifadelerinde bulundu.

Nadir Paksoy, yaptıkları tüm görüşmelerden sonuç alamayınca ardından Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) başvurduklarını belirterek şunları söyledi, "Onlar karar verdiğinde bunlar da artık ölmüştür diyerek aynı noktada almaya başladılar. Polisler ambulansla gidip o noktadan almış. Ama öncesinde 'nerede olduğunu bilmiyoruz' diyorlardı. Dalmış petrolün orada almışlar cenazeyi. Bizim orada bir akrabamız vardı. Zaten Hüseyin'in vurulduğu haberini de o verdi, bize. Sokakta olduğunu söyledi. 'Ben de alamıyorum. Siz gelip almaya çalışın' dedi. Ama devlet izin vermedi. Devlet çocuk olduğunu da biliyordu. Getirip tedavi etselerdi sonra kim olduğu zaten anlaşılırdı. Bakın işte içeride, morgda kimliği de yanında.”

Hüseyin’in ağabeyi, “Bu davanın peşini bırakmayacağız. Ne yapılması gerekiyorsa yapacağız” diyerek konuşmasını şöyle devam etti; “Bir çocuğun yaşam hakkı ihlali var. Bir çocuk ve üç gün boyunca kan kaybederek ölüyor. Bunun hangi dünyada hangi savaş kanununda yeri var? Kimse bunu kabul etmez. Her gün insanları, çocukları, kadınları öldürüyor. Mesela dün de taziye evini vurdular. Ama Türk medyası görmüyor. Mesele Kürt olunca ölsün diyorlar. Evimizi barkımızı yıkıyorlar. Bizler muhacir olduk kendi toprağımızda.”

“Şimdi kalkmış 'size ev yapacağız' diyorlar. Sen kardeşimi öldürdükten sonra bana bin tane ev yapsan neye yarar? Ne yapayım senin evini. Evimizi yıkma yeter. 'Hasarlarını karşılayacağız' diyorlar. Sen maddi olarak hasarı karşılayabilirsin ama manevi hasarı nasıl karşılayacaksın?" diye soran Nadir
Paksoy, AKP hükümetinin sıkıyönetim uygulanan yerlerdeki hasarları karşılayacağı yönündeki açıklamalarına tepki gösterdi.

Yaşanan vahşet karşısında herkesin sessizliğini bozması gerektiğini vurgulayan Paksoy, “Artık dünya bu zulme sessiz kalmamalı. Birleşmiş Milletler'e çağrı yapıyorum: Daha ne kadar susacaksınız? Gelsinler incelesinler. Eğer biz haksızsak 'siz haksızsınız' desinler, biz de susalım. Ben işçiyim 9 nüfusa bakıyorum. Devlet gelip kardeşimi öldürdü, evimi yıktı. Benim bu devlet ile tek bağım bir yeşil karttır. Onu da alsınlar istemiyorum. Artık yeter diyoruz. Allah'a havale ediyorum. Kürt halkının başı sağ olsun, Kürdistan sağ olsun.” dedi.

Dogan Presse



En son ve en güncel bilgilerle...



En son ve en güncel bilgilerle...



En son gelismeler ve bilgiler...


En son gelismeler ve bilgiler...


En son ve en güncel bilgilerle...


Kalemin dili...

  • Gün İşçilerin Genel Konfederasyonu (CGT) ile Dayanışma Günüdür!
    Gün İşçilerin Genel Konfederasyonu (CGT) ile Dayanışma Günüdür!

    Fransa’da günlerdir Sosyalist geçinen ve sağcıların uygulamadığı kanunları yürürlüğe koymak için her tür olanağı kullanan François Hollande hükümeti emekçilerin geleceğini karartacak Çalışma Yasası konusunda kararlı.

     Hükümet geçmişte Fransa’da direnişle, verile
    yazının devamı...

    Yazar : Duzgun, Dogan

  • İbrahim Kaypakkaya’yı Ölümsüzlüğünün 43. Yılında Saygı İle Anıyorum
    İbrahim Kaypakkaya’yı Ölümsüzlüğünün 43. Yılında Saygı İle Anıyorum
    İbrahim Kaypakkaya’nın direnişini devrimciler devraldı ve bu geleneği büyüterek sürdürüyorlar.

    Engeller, zorluklarla dolu bir yolda, umudun türküsünü dağlarda büyütmek için silah elde yollara düştü Kaypakkaya. Mahirler Kızıldere’de katledilmişti. İhanet yanı başındaydı. Denizler’in
    yazının devamı...

    Yazar : Duzgun, Dogan

  • 2. Dünya Savaşı'nda Faşizmin Alt Edilişinin 71. Yıldönümü
    2. Dünya Savaşı'nda Faşizmin Alt Edilişinin 71. Yıldönümü
    9 Mayıs'ta, İkinci Dünya Savaşı'nda Hitler faşizmine karşı kazanılan zaferin 71'cu yıldönümüdür. 71 yıl önce Hitler faşizmine karşı savaşarak zaferi elde eden ve bu uğurdu yaşamını yitiren binlerce direnişçiyi saygı ile anıyorum.

    Aynı şekilde şuanda Türkiye ve Güney Doğu’da faşist zihniyet katliamlarına dev
    yazının devamı...

    Yazar : Düzgün, Doğan

  • Deniz, Yusuf ve Hüseyin Üç Fidan Ölümsüzdür
    Deniz, Yusuf ve Hüseyin Üç Fidan Ölümsüzdür

    Deniz, Yusuf, Hüseyin, Şafak, Bahtiyar, Elif, Çiğdem ile Berna gibi.. bağımsızlık isteyenlerin mücadelesi sürüyor.

    Anadolu toprakları bereketlidir. Bu bereket ise 6 Mayıs 1972’te toprağa düşen üç fidanın tohumudur. Bu tohumu ise sulayan Mahir Çayan ve yoldaşlarının kanıdır. Üç fidanımız gibi &ou
    yazının devamı...

    Yazar : Düzgün, Doğan

  • AKP’nin Yönetememe Krizi Yalanlarla Örtülemeyecek Kadar Alenidir
    AKP’nin Yönetememe Krizi Yalanlarla Örtülemeyecek Kadar Alenidir
    AKP iktidarı, onun bakanları, milletvekilleri, bürokratları yalan söyleme, herkesi aptal yerine koyma konusunda tüm dünyaya rezil olmuş durumda. Kimse inanmıyor. Yemin billâh etseler de kimse güvenmiyor.

    Yalanları halka verecek hiçbir şeyleri olmamasındandır,
    Yalanları suçlarını gizlemek i&cc
    yazının devamı...

    Yazar : Duzgun, Dogan

  • "Savcıların Üzerine Düşen Görevi Yerine Getirmesi Gerekir"
    Güney Doğa, Gazi, Armutlu, Okmeydanı… devletin güvenlik güçlerine kim bu öldürme hakkını vermektedir?

    “Bir terör örgütüne çağrı yapmak parlamento içindeki bir milletvekilinin görevi olamaz. Burada atılması gereken adım şudur: Zaten ben Güneydoğu’daki benim bölge halkımın K&uu
    yazının devamı...

    Yazar : Duzgun, Dogan

  • Neyin Barışı Ulan! Neyin?
    Neyin Barışı Ulan! Neyin?
    Acımasız, planlı-programlı, etnik kimlik ve dini argümanlar kullanılarak yürütülen, para babalarının, saltanat düşkünü koltuk budalalarının halkı kendi hegomonyası altında ezmeye, sesini-nefesini kesmeye çalıştığı bu madrabaz zaman diliminde kendini solcu, demokrat, barışsever, vatansever, bilmem ne sever diye tanımlayanlar haksızlık yazının devamı...

    Yazar : Metin, Yıldız

  • Ama Ekmek Satılmadı Eskisinden Ucuza
    Ama Ekmek Satılmadı Eskisinden Ucuza
    ".../Şimdi sarılıp soğuk tenine silahın, / o kutsal ateşin sıcaklığını hissetmeliyiz tüm benliğimizle/..." demişti halkın ve haklılığın kavgasının öncüleri.

    Sözün artık hiçbir acıyı betimleyemediği, bıçağın kemikten de öteye geçtiği bu zulüm günlerinde söyleyecek söz bulmaktan öte di
    yazının devamı...

    Yazar : Metin, Yıldız

  •  Günaydın AB!
    Günaydın AB!
    Avrupa Birliği (AB) Dış Politika Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, Kürt kentlerinde yaşanan çatışmalarla ilgili endişeleri Türk bakanlarla paylaştıklarını belirterek, "Ateşkes ilan edilip Kürt barış sürecine geri dönülmeli" dedi.

    Günlerdir yaşanan katliam, işkence, talan, yağmalama, infaz, yıkım ve göçe zo
    yazının devamı...

    Yazar : Duzgun, Dogan

  • Persona Non Grata
    Persona Non Grata

    "İki dizi yaptım, birisi 17 Aralık'ta ne yaşandığını anlatan bir diziydi. Onun savcısıyla konuştum, onunla ilgili soruşturma başlattılar, savcıyla konuştuğum için. Orada ifade vereceğim. Öbürü de 25 Aralık yolsuzluk operasyonuyla ilgili; polis fezlekelerini yayınlamıştım. Orada da hakaret ve gizliliği ihlalden dolayı dava açıldı. 9 yıla k yazının devamı...

    Yazar : Kızgın, Soydan

Editörün seçtiği video :

Küçükarmutlu'da Polis Saldırısına İlişkin Açıklama




Para Birimi Dolar : (USD) Alış3.8093 Satış3.7941 Para Birimi Euro (EUR) Alış 4.6538 Satış 4.6353

© 2015 doganpresse.org | Her hakkı saklıdır.