HABER DETAYI | Dogan Presse - doganpresse.org 



ilan fotolariilan fotolariilan fotolariilan fotolariilan fotolari

'Halkın Avukatları Serbest Bırakılsın!'

Halkın Hukuk Bürosu tarafından yapılan yazılı açıklama ile tutuklu bulunan avukatların derhal serbest bırakılması gerektiğini vurgulayarak, yaşanan adaletsiz ile hukuksuzluğa son verilmesi gerektiğini vurguladı.

Eylül 2016 tarihinden bu yana Halkın Hukuk Bürosu üyesi 16 avukat çalıştıkları bürolardan veya evlerinden zorla, baskı ile ve işkence gözaltına alınarak tutuklandı. Yaşanan bu hukuksuzluğa ilişkin Halkın Hukuk Bürosu yazılı açıklama yapılarak tutuklu bulunan halkın avukatlarının derhal serbest bırakılması gerektiğini vurguladı. "Faşizm, Devlet Terörü ile Bürolarımıza Avukatlarımıza Saldırıyor!" başlığı ile yayınlanan açıklamanın tam metni şöyle; "12 Eylül 2017 günü sabaha karşı 16 avukat meslektaşımız; Ayşegül Çağatay, Ebru Timtik, Barkın Timtik, Behiç Aşçı, Aytaç Ünsal, Naciye Demir, Ezgi Çakır, Süleyman Gökten, Didem Baydar Ünsal, Şükriye Erden, Engin Gökoğlu, Özgür Yılmaz, Ahmet Mandacı, Yağmur Evin, Zehra Özdemir ve Aycan Çiçek evlerine ve bürolarına yapılan özel tim destekli operasyonlar ile gözaltına alınmışlardır.

Avukat Ayşegül Çağatay ise Ankara Esenboğa Havaalanından gözaltına alınmıştır. 14 meslektaşımız çıkarıldıkları sorgu hakimliğince 21 Eylül 2017 tarihinde tutuklanmış, Ahmet Mandacı ve Ezgi Çakır adli kontrol ve yurtdışı çıkış yasağı ile serbest bırakılmıştır. Av. Ahmet Mandacı savcının denetimli serbestlik kararına itirazı üzerine, 30.09.2017 tarihinde tutuklanmıştır. Aynı hafta içerisinde avukat arkadaşlarımız 7 farklı hapishaneye sürgün sevk edilmişlerdir.

Av. Selçuk Kozağaçlı, aynı soruşturma kapsamında; 08.11.2017 tarihinde, İstanbul’daki bürosundan çıktığı anda sivil polisler tarafından işkence ile gözaltına alınmıştır. 13.11. 2017 tarihinde tutuklanmıştır. Selçuk Kozağaçlı, Silivri 9 no.lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tek kişilik hücrede, tecrittedir. Tüm dilekçe, başvuru ve dışarıda avukatlığını yaptığı, hâlihazırda 9 No. luda kalan müvekkillerinin ısrarlı taleplerine rağmen, “tecrit talimatının” çok yukarıdan geldiği, hapishanedeki memurlar tarafından dillendirilmiş, idarenin yapacağı bir şey yok denilmiştir.

15.12.2017 tarihinde büromuzun Stajyer Avukatı Buket Yılmaz’ın evi polisler tarafından basılmış ve arkadaşımız gözaltına alınmıştır. 22.12.2017’de çıkarıldığı sorgu hakimliğince tutuklanmış, halihazırda Sincan Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda kalmaktadır.

18.12.2017 günü İstanbul Halkın Hukuk Bürosu polisler tarafından tekrar basılmış ve Avukat Yaprak Türkmen gözaltına alınmıştır. 20.12.2017 tarihinde savcılığa dahi çıkarılmadan tutuklama istemiyle sevk edilmiş ve tutuklanmıştır. Silivri 9 No.lu Yüksek Güvenlikli  Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda tek kişilik hücrede, tecritte kalmaktadır.

Peki, bu “büyük” operasyon neden yapıldı, elde hiçbir delil olmadan gözaltı kararları verildi, arama kararları alındı. Tüm bürolarımız, yakın çalıştığımız avukat meslektaşlarımız top yekûn bir devlet terörüne maruz kaldık.

Ellerinde ne vardı?

AVUKAT ARKADAŞLARIMIZA SAVCILIK TARAFINDAN YÖNELTİLEN SORULAR

Savcılıkta meslektaşlarımıza yöneltilen soruların tamamı polis tarafından hazırlanmış olup, şeklen ve içerik yönünden aynen bir polis fezlekesidir.

Örneğin:

“Kod ismi kullanıyor musunuz?

Müvekkillerinize susma hakkını hatırlattınız mı?
Tutuklu ve hükümlüler ile cezaevlerinde görüşmek için herhangi bir talimat aldınız mı, aldınız ise size kim talimat verdi?” vb.

Sorular ile ceza hukuk kaideleri ile bağdaşmayan, olayı aydınlatma çabasından çok suçlama, isnadı araştırmaktan ziyade delilsiz, hukuksuz, varsayımsal bir iddiayı öne sürmek şeklindedir.
‘Gözaltında bulunan diğer şahıslar ile “örgütsel faaliyetleriniz” hakkında bilgi veriniz’,

‘Kurye avukatlardan oldunuz mu? Cezaevlerine sokmanız ve cezaevlerinden çıkartmanız için yazılı/sözlü talimatların iletimi/aktarımı/cezaevi içine ve dışına çıkartma faaliyetlerinde bulundunuz mu? gibi.

Sorularda bu son derece ağır ithamlara dayanak oluşturabilecek somut hiçbir bulgu/delil yoktur.
Avukat arkadaşlarımızın takip ettikleri davalara dair veya avukat olarak bilgi ve görüşlerine başvuran, gazeteciler ile konuşmalarına dair suçlamalar yöneltilmiştir. Avukatlar Soma Davası sürecinde zarar gören mağdurları temsili de bir suç olarak yöneltilmiştir. Yine kamuoyunda açlık grevleri sebebiyle haksız şekilde tutuklanan ve daha sonra serbest bırakılan Nuriye ve Semih’i ziyaret edip etmedikleri dahi sorulmuştur. Halkın Hukuk Bürosu, kriminalize edilmeye çalışılmış, büro avukatları, avukatlık faaliyetlerinden ötürü faşizmin ağır saldırısına uğramışlardır.

TUTUKLANAN AVUKATLARA HAPİSHANELERDE İŞKENCE YAPILDI!

-30 Ekim 2017 tarihinde Tekirdağ 2 No’lu T Tipi Hapishanesinde tutuklu bulunan Engin Gökoğlu ve aynı koğuşta kalan diğer müvekkillerimize gardiyan ve jandarmalar saldırdılar.

-Avukat arkadaşımız Engin Gökoğlu’nun kolu kırıldı ve diğer müvekkillerimize de ağır işkenceler yapıldı ve cam kırıklarının üzerinde sürüklendiler. Günlerce taş moloz dolu odalarda, eşyasız kıyafetsiz kaldılar.

-Selçuk Kozağaçlı ve Yaprak Türkmen tek başına tecritte tutuluyor. Sohbet hakkın var denerek boş odaya tek başına çıkartılıp, insan aklı ile dalga geçerek sohbet hakkını engellemedikleri iddiasındalar.

 -Barkın Timtik kaldığı Bolu L Tipi Hapishanesi’nde ayakta sayım ver dayatmasına uymadığı için 50 yıllık görüş cezası aldı.

-Aycan Çiçek ve Ayşegül Çağatay Düzce Hapishanesinde, telefon hakları kısıtlandı, tekmil dayatıldı, kitap ve dergi verilmiyor.

-Ebru Timtik ve Yağmur Ereren Evin; Balıkesir L tipinde, mektup, kitap ve dergi hakları keyfi olarak engelleniyor.
Halkın Avukatlarını, yaptığınız işkencelerle, baskılarla ve tutuklamalarla asla bitiremeyeceksiniz.
Halkın avukatları -kendi deyimleri ile bu halka borcu olduklarını dile getiren- o sorumluluğu omuzlarında hisseden, halkın hak ve özgürlük mücadelesinin en güçlü öncülerinden onlar.
27 yıldan bu yana gelişerek gelen, Fuat Erdoğan’dan devraldıkları devrimci avukatlık geleneğinin sürdürücüleri. Halka uygulanan bunca zulüm, baskı varken; sokakta, fabrika önünde, sendikada, adliyede, mahallede, dernekte, çadırda, eylemde, emniyette, bir an olsun “aman” demeden halkın savunmanlığını yapan, 2004’te 2013’te aynen bugünkü gibi yapılan baskınlar, tutuklamalarla, işkencelerle halkın avukatlığından vazgeçiremedikleri. Her saldırıdan filizlenerek daha gür çıktık yine çıkacağız.
19 meslektaşımız ezilenin, sömürülen yoksul halkın avukatlığını yaptığı için tutuklandı ama müvekkilleri, ezilenler avukatsız kalmadı. Nuriye Semih’i savunmaya 150 avukat geldi duruşma salonuna.     

İtirafçılık, muhbirleştirme halkın mücadelesi karşısında yönetememe krizi derinleşen, acizleşen faşist iktidarların başvurduğu yöntemlerdir. Fakat bu çürümüş sömürü ve zulüm saltanatını itirafçılar da kurtaramayacak.

Avukatlar hakkında yaptığınız haberlere halkın inanacağını sanmanız boşunadır.
Halk, gerçeği en bilendir, halkı kandıramazsınız!

Savcılık tarafından yöneltilen suçlamalar avukatlara yönelik iktidar tarafından hazırlanmış bir kumpastır, tek bir iddianın gerçekliği yoktur. Halkın Hukuk Bürosu hakkında yaptığınız kara propaganda hiçbir işe yaramamıştır. Halkın Hukuk Bürosu yüzlerce, binlerce insan tarafından sahiplenilmiştir. Halkın Hukuk Bürosu’nu “Bugün Ben Açtım” Kampanyasıyla onlarca avukat büroyu açık tutup, sahiplenmiştir.
Tabi gerçek şu ki halkın avukatlığını yapmak sizin iktidarınıza göre suçtur.
Sömürenin yanında değil de halkın yanında olmak, gecekondu evleri yıkıp oteller yapanların değil de gecekondusunu yıktırmak istemeyen halkın yanında olmak, İşveren patronların yanında değil de işine gidebilmek için saatlerce yol çekip tüm gün boyunca sömürü altında çalışan evine ekmek götürmek isteyen ana-babaların yanında olmak, sizin bu sömürü iktidarınıza karşı mücadele eden devrimcilerin avukatlığını yapmak sizin iktidarınız açısından suçtur; ama işte bu yaptıklarımız bizim onurumuz, namusumuzdur.
AKP faşizminin, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu tarafından açıklanan 110 kişilik tutuklama listesiyle halkın avukatları da tutuklandı. Yargı diye bir şey yoktur. Tutuklama kararları baştan verilmiştir. Yapılan tutuklamalar yasadışıdır. Bu süreçte tutuklanan halkın avukatlığını yapan tüm avukatların serbest bırakılmasını istiyoruz.
Faşizm, Halkın Avukatlarını Teslim Alamaz!

Halkın Avukatları Serbest Bırakılsın!"

Dogan Presse



En son ve en güncel bilgilerle...



En son ve en güncel bilgilerle...



En son gelismeler ve bilgiler...


En son gelismeler ve bilgiler...


En son ve en güncel bilgilerle...


Kalemin dili...

  • Gün İşçilerin Genel Konfederasyonu (CGT) ile Dayanışma Günüdür!
    Gün İşçilerin Genel Konfederasyonu (CGT) ile Dayanışma Günüdür!

    Fransa’da günlerdir Sosyalist geçinen ve sağcıların uygulamadığı kanunları yürürlüğe koymak için her tür olanağı kullanan François Hollande hükümeti emekçilerin geleceğini karartacak Çalışma Yasası konusunda kararlı.

     Hükümet geçmişte Fransa’da direnişle, verile
    yazının devamı...

    Yazar : Duzgun, Dogan

  • İbrahim Kaypakkaya’yı Ölümsüzlüğünün 43. Yılında Saygı İle Anıyorum
    İbrahim Kaypakkaya’yı Ölümsüzlüğünün 43. Yılında Saygı İle Anıyorum
    İbrahim Kaypakkaya’nın direnişini devrimciler devraldı ve bu geleneği büyüterek sürdürüyorlar.

    Engeller, zorluklarla dolu bir yolda, umudun türküsünü dağlarda büyütmek için silah elde yollara düştü Kaypakkaya. Mahirler Kızıldere’de katledilmişti. İhanet yanı başındaydı. Denizler’in
    yazının devamı...

    Yazar : Duzgun, Dogan

  • 2. Dünya Savaşı'nda Faşizmin Alt Edilişinin 71. Yıldönümü
    2. Dünya Savaşı'nda Faşizmin Alt Edilişinin 71. Yıldönümü
    9 Mayıs'ta, İkinci Dünya Savaşı'nda Hitler faşizmine karşı kazanılan zaferin 71'cu yıldönümüdür. 71 yıl önce Hitler faşizmine karşı savaşarak zaferi elde eden ve bu uğurdu yaşamını yitiren binlerce direnişçiyi saygı ile anıyorum.

    Aynı şekilde şuanda Türkiye ve Güney Doğu’da faşist zihniyet katliamlarına dev
    yazının devamı...

    Yazar : Düzgün, Doğan

  • Deniz, Yusuf ve Hüseyin Üç Fidan Ölümsüzdür
    Deniz, Yusuf ve Hüseyin Üç Fidan Ölümsüzdür

    Deniz, Yusuf, Hüseyin, Şafak, Bahtiyar, Elif, Çiğdem ile Berna gibi.. bağımsızlık isteyenlerin mücadelesi sürüyor.

    Anadolu toprakları bereketlidir. Bu bereket ise 6 Mayıs 1972’te toprağa düşen üç fidanın tohumudur. Bu tohumu ise sulayan Mahir Çayan ve yoldaşlarının kanıdır. Üç fidanımız gibi &ou
    yazının devamı...

    Yazar : Düzgün, Doğan

  • AKP’nin Yönetememe Krizi Yalanlarla Örtülemeyecek Kadar Alenidir
    AKP’nin Yönetememe Krizi Yalanlarla Örtülemeyecek Kadar Alenidir
    AKP iktidarı, onun bakanları, milletvekilleri, bürokratları yalan söyleme, herkesi aptal yerine koyma konusunda tüm dünyaya rezil olmuş durumda. Kimse inanmıyor. Yemin billâh etseler de kimse güvenmiyor.

    Yalanları halka verecek hiçbir şeyleri olmamasındandır,
    Yalanları suçlarını gizlemek i&cc
    yazının devamı...

    Yazar : Duzgun, Dogan

  • "Savcıların Üzerine Düşen Görevi Yerine Getirmesi Gerekir"
    Güney Doğa, Gazi, Armutlu, Okmeydanı… devletin güvenlik güçlerine kim bu öldürme hakkını vermektedir?

    “Bir terör örgütüne çağrı yapmak parlamento içindeki bir milletvekilinin görevi olamaz. Burada atılması gereken adım şudur: Zaten ben Güneydoğu’daki benim bölge halkımın K&uu
    yazının devamı...

    Yazar : Duzgun, Dogan

  • Neyin Barışı Ulan! Neyin?
    Neyin Barışı Ulan! Neyin?
    Acımasız, planlı-programlı, etnik kimlik ve dini argümanlar kullanılarak yürütülen, para babalarının, saltanat düşkünü koltuk budalalarının halkı kendi hegomonyası altında ezmeye, sesini-nefesini kesmeye çalıştığı bu madrabaz zaman diliminde kendini solcu, demokrat, barışsever, vatansever, bilmem ne sever diye tanımlayanlar haksızlık yazının devamı...

    Yazar : Metin, Yıldız

  • Ama Ekmek Satılmadı Eskisinden Ucuza
    Ama Ekmek Satılmadı Eskisinden Ucuza
    ".../Şimdi sarılıp soğuk tenine silahın, / o kutsal ateşin sıcaklığını hissetmeliyiz tüm benliğimizle/..." demişti halkın ve haklılığın kavgasının öncüleri.

    Sözün artık hiçbir acıyı betimleyemediği, bıçağın kemikten de öteye geçtiği bu zulüm günlerinde söyleyecek söz bulmaktan öte di
    yazının devamı...

    Yazar : Metin, Yıldız

  •  Günaydın AB!
    Günaydın AB!
    Avrupa Birliği (AB) Dış Politika Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, Kürt kentlerinde yaşanan çatışmalarla ilgili endişeleri Türk bakanlarla paylaştıklarını belirterek, "Ateşkes ilan edilip Kürt barış sürecine geri dönülmeli" dedi.

    Günlerdir yaşanan katliam, işkence, talan, yağmalama, infaz, yıkım ve göçe zo
    yazının devamı...

    Yazar : Duzgun, Dogan

  • Persona Non Grata
    Persona Non Grata

    "İki dizi yaptım, birisi 17 Aralık'ta ne yaşandığını anlatan bir diziydi. Onun savcısıyla konuştum, onunla ilgili soruşturma başlattılar, savcıyla konuştuğum için. Orada ifade vereceğim. Öbürü de 25 Aralık yolsuzluk operasyonuyla ilgili; polis fezlekelerini yayınlamıştım. Orada da hakaret ve gizliliği ihlalden dolayı dava açıldı. 9 yıla k yazının devamı...

    Yazar : Kızgın, Soydan

Editörün seçtiği video :

Küçükarmutlu'da Polis Saldırısına İlişkin Açıklama




Para Birimi Dolar : (USD) Alış3.8093 Satış3.7941 Para Birimi Euro (EUR) Alış 4.6538 Satış 4.6353

© 2015 doganpresse.org | Her hakkı saklıdır.