HABER DETAYI | Dogan Presse - doganpresse.org 



'Şehir Hastanelerinde Bizi Ne Bekliyor?' Forumuna Davet

Ankara'da hayata geçirilecek olan Bilkent ve Etlik Şehir Hastaneleri sağlık ortamında ve hastaların sağlığa erişiminde hiç kuşkusuz köklü değişikliklere yol açacaktır. Bununla birlikte hekimler ve diğer sağlık çalışanlarının Şehir Hastanelerine geçişleri, gelecekte bu hastanelerdeki çalışma koşulları, özlük hakları ve eğitim faaliyetleri ile ilgili büyük bir muamma söz konusudur. Ankara Tabip Odası olarak bu konulardaki bilinmezlerle ilgili öngörülerde bulunabilmek amacıyla Sağlık Bakanlığı ve İl Sağlık Müdürlüğü nezdinde girişimlerimiz sürmektedir. Özellikle şehir hastanelerine taşınacağı söylenen hastanelerde çalışan hekimler için süreci aydınlatmak adına Sağlık Bakanlığı’na 01 Kasım 2017 tarihinde Ankara Tabip Odası tarafından resmi yazı gönderilmiş ve aşağıdaki sorulara yanıt talep edilmiştir.

Hasta kabulüne başlamış olan Adana, Mersin, Yozgat ve Isparta şehir hastanelerinde yaşanan deneyimlerin de aktarılacağı “Şehir Hastanelerinde Bizi Ne Bekliyor” başlıklı forum-sempozyum 25 Kasım Cumartesi günü düzenlenecek; Forumda, Şehir Hastaneleri ele alınarak hekimlerin ve diğer sağlık çalışanlarının konuyla ilgili soru ve kaygılarına yanıt bulunmaya çalışılacaktır. Tüm sağlık çalışanlarının Odamız tarafından düzenlenecek olan foruma katılımını bekleriz.

Ankara Tabip Odası tarafından 3837 numaralı resmi yazıyla 01 Kasım 2017 tarihinde Sağlık Bakanlığı’na yöneltilen sorular:

 Ankara’da yapımı devam eden Bilkent ve Etlik Şehir Hastaneleri’ne (her iki hastane için ayrı ayrı olmak üzere) taşınacak olan hastaneler hangileridir?

Kapatılması planlanan hastaneler nedeniyle Ankara genelinde 'hasta yatağı sayılarında bir azalma olacak mıdır?

Şehir hastanelerine taşınacak olan hastanelerimizde eğitim görevlisi, başasistan, uzman hekim, pratisyen hekim ve asistan hekim kadrolarında görev yapmakta olan hekimlerimizin tamamı şehir hastanelerinin kadrosuna geçecek midir? Değilse nasıl bir planlama yapılmaktadır?

Şehir hastanelerine taşınacak olan hastanelerimizde kadrolu olarak görev yapmakta olan eczacı, hemşire, anestezi teknisyeni/teknikeri, radyoloji teknisyeni/teknikeri, sağlık memuru, psikolog, acil tıp teknisyeni/paramedik sağlık çalışanlarının tamamı şehir hastanelerinin kadrosuna geçecek midir? Değilse nasıl bir planlama yapılmaktadır?

Şehir hastanesi bünyesinde çalışmayı tercih etmeyen hekim ve sağlık çalışanlarının durumu ne olacaktır? Kendilerine il içinde alternatif çalışma yeri seçeneği sunulacak mıdır?

Şehir hastanelerinde devredileceği konuşulan hastanelerin pek çoğu eğitim ve araştırma hastanesidir. Buralarda eğitimlerini sürdüren asistan hekimler de ayrımsız olarak devredilecek midir? Şehir hastanelerinde eğitim görevlilerinin görevlendirilmesi, dağılımı, birden fazla eğitim ve araştırma hastanesinden gelen eğitici personel ve asistanların entegrasyonu, eğitim faaliyetlerinin organizasyonu konusunda nasıl bir çalışma yürütülmektedir? Eğitim faaliyetlerinin aksamaması konusunda ne gibi hazırlıklar yürütülmektedir?

Yukarıdaki soruda belirtilen eğitim ve araştırma hastaneleri halen Sağlık Bilimleri Üniversitesi ile ortak kullanım protokolü ile faaliyet yürütmektedir. Şehir hastanelerine devir ile birlikte bu hastaneler Sağlık Bilimleri Üniversitesi ile yeniden protokol mü imzalayacaklardır? Devredilen sağlık personelinin hukuki durumu ne olacaktır?

Şehir hastanelerine taşınacak olan hastanelerimizde taşeron şirketlerin bünyesinde görev yapmakta olan personelimiz ayrımsız olarak şehir hastanelerinde işlerine devam edecekler midir? Bu personelimiz bu hastanelerde yeni şirketler bünyesinde mi işe alınacaklardır?

Görüntüleme, laboratuar ve rehabilitasyon hizmetlerinin, ihaleyi alan şirketlere devredilecek hizmetler olduğu belirtilmektedir. Bu birimlerde kadrolu çalışan hekim ve sağlık çalışanları da ayrımsız olarak şehir hastanelerine devredilecek midir? Şehir hastanelerindeki kadro ve diğer hukuki durumları nasıl olacaktır?

Şehir hastanelerinde eğitim faaliyetleri için kullanılmak üzere derslikler, toplantı ve konferans salonları, kütüphaneler inşa edilmekte midir? Sayı ve kapasiteleri ne kadardır?

Şehir hastanelerine devir ile ilgili olarak öngörülen bir takvim var mıdır? Hastaneler hangi sırayla devredilecektir?

Şehir hastanesine devredilecek olan hastanelerimizin mevcut bina ve arazilerinin ne olarak kullanılması planlanmaktadır? Bunların yıkılması ve özel sektöre devri söz konusu mudur?

Devredileceği söylenen hastaneler Ankara il merkezinde acil servis hizmetleriyle öne çıkan hastanelerdir. Bu hastanelerin devredilmesi ile şehir merkezinde acil sağlık hizmetlerinin aksamaması için hangi çalışmalar yürütülmektedir?

Şehir hastanelerinin büyüklüğü ve mevcut hastanelerin kapatılacak olması nedeniyle yeni hastanelere ulaşım güçlüğü konusunda ciddi kaygılar mevcuttur. Sağlık çalışanlarının ve hastaların sorunsuz ulaşımı için hangi çalışmalar yürütülmektedir?

Şehir hastanelerinde görev alacak hekimlerimizin ve sağlık çalışanlarının çalışma güvencelerinde bir değişiklik olacak mıdır? Sözleşmeli çalışma biçimine geçiş söz konusu olacak mıdır?

Şehir hastanelerinde görev alacak hekimlerimizin ve sağlık çalışanlarının ücret ve döner sermaye ödemelerinde kayıplar yaşanması olasılığı var mıdır? Bunların olmaması için hangi hazırlıklar yapılmaktadır?

Şehir hastanelerinde hekimlerimizin sağlık hizmetini kesintisiz ve sorunsuz verebilmesi için yanlarında bilgi işlem/veri giriş elemanı ve ihtiyaç duyulan polikliniklerde hemşire bulunacak mıdır? Hangi kliniklerde bu hizmetlere yönelik özel hazırlıklar yürütülmektedir?

Kamuoyunda ve şehir hastaneleri için hazırlanan Çevresel ve Sosyal Etki Değerlendirme raporlarında %70 doluluk oranı garantisinden söz edilmektedir. Bu doluluk oranı hangi alanları, hizmetleri, ödeme biçimlerini kapsamaktadır, nasıl hesaplanacaktır?

Şehir hastanelerine devredilecek hastanelerimizde çalışanları bilgilendirecek toplantılar yapmayı planlıyor musunuz?

Kaynak: Ankara Tabip Odası



En son ve en güncel bilgilerle...



En son ve en güncel bilgilerle...



En son gelismeler ve bilgiler...


En son gelismeler ve bilgiler...


En son ve en güncel bilgilerle...




Kalemin dili...

  • Gün İşçilerin Genel Konfederasyonu (CGT) ile Dayanışma Günüdür!
    Gün İşçilerin Genel Konfederasyonu (CGT) ile Dayanışma Günüdür!

    Fransa’da günlerdir Sosyalist geçinen ve sağcıların uygulamadığı kanunları yürürlüğe koymak için her tür olanağı kullanan François Hollande hükümeti emekçilerin geleceğini karartacak Çalışma Yasası konusunda kararlı.

     Hükümet geçmişte Fransa’da direnişle, verile
    yazının devamı...

    Yazar : Duzgun, Dogan

  • İbrahim Kaypakkaya’yı Ölümsüzlüğünün 43. Yılında Saygı İle Anıyorum
    İbrahim Kaypakkaya’yı Ölümsüzlüğünün 43. Yılında Saygı İle Anıyorum
    İbrahim Kaypakkaya’nın direnişini devrimciler devraldı ve bu geleneği büyüterek sürdürüyorlar.

    Engeller, zorluklarla dolu bir yolda, umudun türküsünü dağlarda büyütmek için silah elde yollara düştü Kaypakkaya. Mahirler Kızıldere’de katledilmişti. İhanet yanı başındaydı. Denizler’in
    yazının devamı...

    Yazar : Duzgun, Dogan

  • 2. Dünya Savaşı'nda Faşizmin Alt Edilişinin 71. Yıldönümü
    2. Dünya Savaşı'nda Faşizmin Alt Edilişinin 71. Yıldönümü
    9 Mayıs'ta, İkinci Dünya Savaşı'nda Hitler faşizmine karşı kazanılan zaferin 71'cu yıldönümüdür. 71 yıl önce Hitler faşizmine karşı savaşarak zaferi elde eden ve bu uğurdu yaşamını yitiren binlerce direnişçiyi saygı ile anıyorum.

    Aynı şekilde şuanda Türkiye ve Güney Doğu’da faşist zihniyet katliamlarına dev
    yazının devamı...

    Yazar : Düzgün, Doğan

  • Deniz, Yusuf ve Hüseyin Üç Fidan Ölümsüzdür
    Deniz, Yusuf ve Hüseyin Üç Fidan Ölümsüzdür

    Deniz, Yusuf, Hüseyin, Şafak, Bahtiyar, Elif, Çiğdem ile Berna gibi.. bağımsızlık isteyenlerin mücadelesi sürüyor.

    Anadolu toprakları bereketlidir. Bu bereket ise 6 Mayıs 1972’te toprağa düşen üç fidanın tohumudur. Bu tohumu ise sulayan Mahir Çayan ve yoldaşlarının kanıdır. Üç fidanımız gibi &ou
    yazının devamı...

    Yazar : Düzgün, Doğan

  • AKP’nin Yönetememe Krizi Yalanlarla Örtülemeyecek Kadar Alenidir
    AKP’nin Yönetememe Krizi Yalanlarla Örtülemeyecek Kadar Alenidir
    AKP iktidarı, onun bakanları, milletvekilleri, bürokratları yalan söyleme, herkesi aptal yerine koyma konusunda tüm dünyaya rezil olmuş durumda. Kimse inanmıyor. Yemin billâh etseler de kimse güvenmiyor.

    Yalanları halka verecek hiçbir şeyleri olmamasındandır,
    Yalanları suçlarını gizlemek i&cc
    yazının devamı...

    Yazar : Duzgun, Dogan

  • "Savcıların Üzerine Düşen Görevi Yerine Getirmesi Gerekir"
    Güney Doğa, Gazi, Armutlu, Okmeydanı… devletin güvenlik güçlerine kim bu öldürme hakkını vermektedir?

    “Bir terör örgütüne çağrı yapmak parlamento içindeki bir milletvekilinin görevi olamaz. Burada atılması gereken adım şudur: Zaten ben Güneydoğu’daki benim bölge halkımın K&uu
    yazının devamı...

    Yazar : Duzgun, Dogan

  • Neyin Barışı Ulan! Neyin?
    Neyin Barışı Ulan! Neyin?
    Acımasız, planlı-programlı, etnik kimlik ve dini argümanlar kullanılarak yürütülen, para babalarının, saltanat düşkünü koltuk budalalarının halkı kendi hegomonyası altında ezmeye, sesini-nefesini kesmeye çalıştığı bu madrabaz zaman diliminde kendini solcu, demokrat, barışsever, vatansever, bilmem ne sever diye tanımlayanlar haksızlık yazının devamı...

    Yazar : Metin, Yıldız

  • Ama Ekmek Satılmadı Eskisinden Ucuza
    Ama Ekmek Satılmadı Eskisinden Ucuza
    ".../Şimdi sarılıp soğuk tenine silahın, / o kutsal ateşin sıcaklığını hissetmeliyiz tüm benliğimizle/..." demişti halkın ve haklılığın kavgasının öncüleri.

    Sözün artık hiçbir acıyı betimleyemediği, bıçağın kemikten de öteye geçtiği bu zulüm günlerinde söyleyecek söz bulmaktan öte di
    yazının devamı...

    Yazar : Metin, Yıldız

  •  Günaydın AB!
    Günaydın AB!
    Avrupa Birliği (AB) Dış Politika Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, Kürt kentlerinde yaşanan çatışmalarla ilgili endişeleri Türk bakanlarla paylaştıklarını belirterek, "Ateşkes ilan edilip Kürt barış sürecine geri dönülmeli" dedi.

    Günlerdir yaşanan katliam, işkence, talan, yağmalama, infaz, yıkım ve göçe zo
    yazının devamı...

    Yazar : Duzgun, Dogan

  • Persona Non Grata
    Persona Non Grata

    "İki dizi yaptım, birisi 17 Aralık'ta ne yaşandığını anlatan bir diziydi. Onun savcısıyla konuştum, onunla ilgili soruşturma başlattılar, savcıyla konuştuğum için. Orada ifade vereceğim. Öbürü de 25 Aralık yolsuzluk operasyonuyla ilgili; polis fezlekelerini yayınlamıştım. Orada da hakaret ve gizliliği ihlalden dolayı dava açıldı. 9 yıla k yazının devamı...

    Yazar : Kızgın, Soydan

Editörün seçtiği video :

Küçükarmutlu'da Polis Saldırısına İlişkin Açıklama




Para Birimi Dolar : (USD) Alış3.8517 Satış3.8363 Para Birimi Euro (EUR) Alış 4.5241 Satış 4.5060

© 2015 doganpresse.org | Her hakkı saklıdır.