KÖŞE YASIZI DETAYI | Dogan Presse - doganpresse.org 


"Savcıların Üzerine Düşen Görevi Yerine Getirmesi Gerekir"

Güney Doğa, Gazi, Armutlu, Okmeydanı… devletin güvenlik güçlerine kim bu öldürme hakkını vermektedir?

“Bir terör örgütüne çağrı yapmak parlamento içindeki bir milletvekilinin görevi olamaz. Burada atılması gereken adım şudur: Zaten ben Güneydoğu’daki benim bölge halkımın Kürt kardeşlerimin böyle terör kokan, teröre davet kokan bir çağrıya evet diyeceğine inanmıyorum..."

Bu sözler Türkiye Cumhuriyeti'nin başına bela olarak seçilmiş Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a aittir. Erdoğan, bu sözleri siyasi bir partinin başkanı olan ve ölümlerin durdurulması için demokratik hakkını kullanan HDP Eşgenel Başkanı Selahattin Demirtaş için kullanıyor.

Aynı Recep Tayyip Erdoğan ise binlerce kişinin katıldığı mitingde yaptığı konuşmada, Gezi direnişi esnasında başından gaz fişeğiyle vurulan Berkin Elvan'a ilişkin, "‘saldırı emrini ben verdim’ demişti.

Ardından Erdoğan hakkında “işkence ve insan öldürmeye azmettirmek” suçundan dava açıldı. Peki, hangi hak ile RTE bugün halen kalkıp savcıları görevlerini yapmaya çağırmaktadır?

Her şeyden önce Recep Tayyip Erdoğan yaptıkları yolsuzlukların, emrini verdiği katliamların hesabını vermesi gerekmez mi?

Tayyip, ölümlerin devam etmesini halkın, yerinden-yurdundan edilerek sürgüne gönderilmesi istiyor. Kültürüyle, tarihiyle yapısıyla zengin Güney Doğu’yu yıkıp yerine yeni çıkar elde edeceği, yakınlarını doyuracağı TOKİ binalarını dikmek istiyor. Güney Doğu’daki halkları yerlerinden sürerek, asimilasyon politikası uygulayarak bir halkı soykırım politikasıyla karşı karşıya bırakmaktadır.

Saldırılar sadece Güney Doğu’ya yönelik değildir. Tüm Türkiye’ye AKP hükümetinin saldırısı altındadır. Ekonomik, sosyal, kültürel…

İstanbul’un yoksul mahalleleri haftalardır devletin güvenlik güçlerinin saldırısı altındadır.

Düşünün Gazi cemevi halkı korumakla hükümlü bu devletinin güvenlik güçlerinin kurşunlarına hedef olmuştur! Okmeydanı, Küçükarmutlu ve yoksul halkımızın yaşadığı mahaller devletin saldırısı altındadır. Devletin güvenlik güçleri AKP hükümetinin emrine verimleş ve önüne çıkanı yakıp, yıkıp talan ederek neyi amaçlamaktadırlar?

Güney Doğu’dan sonra katliamların sürdüğü Küçükarmutluya bakın? Dilek Doğan’ın polisin kurşunuyla katledilmesinin ardından Yılmaz Öztürk’ün nasıl da öldürüldüğüne bakın?

Küçükarmutlu'da 'canlı bomba' olduğu iddiasıyla vurulan 20 yaşındaki Yılmaz Öztürk karakoldan uzak bir noktada, sırtından ve yakın mesafeden vurulduğu ortaya çıkan görgü tanığı kanıtlanmış olundu. Yılmaz’ın yaralı haldeyken "Abi beni niye vurdun, işimden evime gidiyordum" dediği belirtiliyor görgü tanığı tarafından. Hani Yılmaz “canlı bomba”ydı?
 
Armutlu TOKİ ve RTE’nin rant çıkarı için yıkılmak isteniliyor. Bunun öncelikle devrimcilerin yıllardır emek vererek kurduğu Armutlu halkının teslim almak için katliam, gözaltı, tutuklama, mahalleye fuhuş ve esrar satışını sokmakla yapmaktadır iktidardakiler.

7 Haziran ve 1 Kasım 2015 yılında seçim aldatmacası oyunu ile halkı sandık başına çağırıp vaatlerde bulunanlar bugün ise yaşananlar karşısında sessiz kalmamalıdırlar. Seçim oyunu ile halkı, sendikaları, demokratik kitle örgütlerinin örgütlü gücünü seçim oyunu ile içini boşaltanlar bu gün yaşanan tablo karşısında neden şaşkın ve pasif davranmaktadırlar?

Gazi Mahallesi’ne yönelik saldırı, Gazi Cemevi’ne yönelik silahlı saldırı yaşanırken, neden inanç merkezlerine yönelik bu çirkin saldırıya karşı yeterince Türkiye ve Avrupa’daki Alevi örgütleri tepkisini dile getiremedi? Oysa Meclise can gelecek sloganıyla Aleviler bu düzenin siyasetinin politikasının içine çekilmişti. Demokrasi vaatleri yapıldı!... Alevilerin inanç merkezine yönelik saldırıya karşı gösterilen tepki bir iki basın açıklaması ile geçiştirildi. Ancak bugün halen Gazi ve Armutlu’daki devletin güvenlik güçlerinin ablukası devam etmektedir.

Bir ülkeyi ABD ve AB’nin çıkarı için savaşa sürükleyen, çevresindeki komşu ülkeleriyle düşman seviyesine gelen bir zihniyetin ne terörden de de baskıdan söz edebilir. Terörün kim tarafından kime uygulandığı ortadadır.

Halkımıza tek çare kalmaktadır! Birlikte mücadele etmektir! Barış söylemleriyle halkın gerçekten savaş ve katliam politikaları karşısında uyutulmasına son verin! Faşizmin olduğu, oluk oluk kanın akıldığı, temel hak ve özgürlüklerin saldırı altında bir ülkede barıştan söz etmenin hiçbir manası yoktur.

Düzgün Doğan
Dogan Presse


En son ve en güncel bilgilerle...



En son ve en güncel bilgilerle...



En son gelismeler ve bilgiler...


En son gelismeler ve bilgiler...


En son ve en güncel bilgilerle...


Kalemin dili...

  • Gün İşçilerin Genel Konfederasyonu (CGT) ile Dayanışma Günüdür!
    Gün İşçilerin Genel Konfederasyonu (CGT) ile Dayanışma Günüdür!

    Fransa’da günlerdir Sosyalist geçinen ve sağcıların uygulamadığı kanunları yürürlüğe koymak için her tür olanağı kullanan François Hollande hükümeti emekçilerin geleceğini karartacak Çalışma Yasası konusunda kararlı.

     Hükümet geçmişte Fransa’da direnişle, verile
    yazının devamı...

    Yazar : Duzgun, Dogan

  • İbrahim Kaypakkaya’yı Ölümsüzlüğünün 43. Yılında Saygı İle Anıyorum
    İbrahim Kaypakkaya’yı Ölümsüzlüğünün 43. Yılında Saygı İle Anıyorum
    İbrahim Kaypakkaya’nın direnişini devrimciler devraldı ve bu geleneği büyüterek sürdürüyorlar.

    Engeller, zorluklarla dolu bir yolda, umudun türküsünü dağlarda büyütmek için silah elde yollara düştü Kaypakkaya. Mahirler Kızıldere’de katledilmişti. İhanet yanı başındaydı. Denizler’in
    yazının devamı...

    Yazar : Duzgun, Dogan

  • 2. Dünya Savaşı'nda Faşizmin Alt Edilişinin 71. Yıldönümü
    2. Dünya Savaşı'nda Faşizmin Alt Edilişinin 71. Yıldönümü
    9 Mayıs'ta, İkinci Dünya Savaşı'nda Hitler faşizmine karşı kazanılan zaferin 71'cu yıldönümüdür. 71 yıl önce Hitler faşizmine karşı savaşarak zaferi elde eden ve bu uğurdu yaşamını yitiren binlerce direnişçiyi saygı ile anıyorum.

    Aynı şekilde şuanda Türkiye ve Güney Doğu’da faşist zihniyet katliamlarına dev
    yazının devamı...

    Yazar : Düzgün, Doğan

  • Deniz, Yusuf ve Hüseyin Üç Fidan Ölümsüzdür
    Deniz, Yusuf ve Hüseyin Üç Fidan Ölümsüzdür

    Deniz, Yusuf, Hüseyin, Şafak, Bahtiyar, Elif, Çiğdem ile Berna gibi.. bağımsızlık isteyenlerin mücadelesi sürüyor.

    Anadolu toprakları bereketlidir. Bu bereket ise 6 Mayıs 1972’te toprağa düşen üç fidanın tohumudur. Bu tohumu ise sulayan Mahir Çayan ve yoldaşlarının kanıdır. Üç fidanımız gibi &ou
    yazının devamı...

    Yazar : Düzgün, Doğan

  • AKP’nin Yönetememe Krizi Yalanlarla Örtülemeyecek Kadar Alenidir
    AKP’nin Yönetememe Krizi Yalanlarla Örtülemeyecek Kadar Alenidir
    AKP iktidarı, onun bakanları, milletvekilleri, bürokratları yalan söyleme, herkesi aptal yerine koyma konusunda tüm dünyaya rezil olmuş durumda. Kimse inanmıyor. Yemin billâh etseler de kimse güvenmiyor.

    Yalanları halka verecek hiçbir şeyleri olmamasındandır,
    Yalanları suçlarını gizlemek i&cc
    yazının devamı...

    Yazar : Duzgun, Dogan

  • "Savcıların Üzerine Düşen Görevi Yerine Getirmesi Gerekir"
    Güney Doğa, Gazi, Armutlu, Okmeydanı… devletin güvenlik güçlerine kim bu öldürme hakkını vermektedir?

    “Bir terör örgütüne çağrı yapmak parlamento içindeki bir milletvekilinin görevi olamaz. Burada atılması gereken adım şudur: Zaten ben Güneydoğu’daki benim bölge halkımın K&uu
    yazının devamı...

    Yazar : Duzgun, Dogan

  • Neyin Barışı Ulan! Neyin?
    Neyin Barışı Ulan! Neyin?
    Acımasız, planlı-programlı, etnik kimlik ve dini argümanlar kullanılarak yürütülen, para babalarının, saltanat düşkünü koltuk budalalarının halkı kendi hegomonyası altında ezmeye, sesini-nefesini kesmeye çalıştığı bu madrabaz zaman diliminde kendini solcu, demokrat, barışsever, vatansever, bilmem ne sever diye tanımlayanlar haksızlık yazının devamı...

    Yazar : Metin, Yıldız

  • Ama Ekmek Satılmadı Eskisinden Ucuza
    Ama Ekmek Satılmadı Eskisinden Ucuza
    ".../Şimdi sarılıp soğuk tenine silahın, / o kutsal ateşin sıcaklığını hissetmeliyiz tüm benliğimizle/..." demişti halkın ve haklılığın kavgasının öncüleri.

    Sözün artık hiçbir acıyı betimleyemediği, bıçağın kemikten de öteye geçtiği bu zulüm günlerinde söyleyecek söz bulmaktan öte di
    yazının devamı...

    Yazar : Metin, Yıldız

  •  Günaydın AB!
    Günaydın AB!
    Avrupa Birliği (AB) Dış Politika Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini, Kürt kentlerinde yaşanan çatışmalarla ilgili endişeleri Türk bakanlarla paylaştıklarını belirterek, "Ateşkes ilan edilip Kürt barış sürecine geri dönülmeli" dedi.

    Günlerdir yaşanan katliam, işkence, talan, yağmalama, infaz, yıkım ve göçe zo
    yazının devamı...

    Yazar : Duzgun, Dogan

  • Persona Non Grata
    Persona Non Grata

    "İki dizi yaptım, birisi 17 Aralık'ta ne yaşandığını anlatan bir diziydi. Onun savcısıyla konuştum, onunla ilgili soruşturma başlattılar, savcıyla konuştuğum için. Orada ifade vereceğim. Öbürü de 25 Aralık yolsuzluk operasyonuyla ilgili; polis fezlekelerini yayınlamıştım. Orada da hakaret ve gizliliği ihlalden dolayı dava açıldı. 9 yıla k yazının devamı...

    Yazar : Kızgın, Soydan

Editörün seçtiği video :

Küçükarmutlu'da Polis Saldırısına İlişkin Açıklama




Para Birimi Dolar : (USD) Alış3.8401 Satış3.8248 Para Birimi Euro (EUR) Alış 4.5278 Satış 4.5097

© 2015 doganpresse.org | Her hakkı saklıdır.